Sayın başbakanım nedir bu telaş
Ahi retten saray alan gördün mü?
Bitmiyor hayalin her gün yeni düş
Kuran-ı Kerimde talan gördün mü?
Çocuk, alkol içki hepsi bahane
Az çiselemeyle yağmur durulmaz
Atlara binmeden kamçı vurulmaz
Şaire söz, Aşığa saz sorulmaz
Çalıp, oynayacaksan bana sorma
Sapla karışıktır harmandaki çeç
Evladım ah dese, içim cız eder
Kim demiş erkeler ağlamaz diye
Karnım tok dese lokma beni yer
Kim demiş erkeler ağlamaz diye
Gözlerinde olsa bir damlacık yaş
Yağmur olup yağmıyorsun
Sensizliğe mahkûm ettin
Güneş olup doğmuyorsun
Günsüzlüğe mahkûm ettin
Rüyalara gelmez oldun
Ölüm dediğin nedir bir nefes kadar yakın
Kaçıp kurtuluşun yok gelecektir başına
İnsanoğlu insansın var mı ki başka farkın
Doğum, ölüm tarihin yazılacak taşına
Gözlerin görmeyecek para, pul'u ekini
Ben ölümü çoktan kabul etmiştim
Bir sana dayanmak güç olmasaydı
Geriye bakmadan çekip gitmiştim
Şu zalim ayrılık hiç olmasaydı
Çıkmazdım yoluna tutmazdım niyet
Bizi yıkamadı, amma, Fransa
Üç beş sapık yıktı, bak yavaş yavaş
Bu sapıklar, cayır, cayır yansa da
...Yüreğime suyu, dök yavaş yavaş
...Ülkemin haline, bak yavaş yavaş
İnsanların tek hocası
Öğretmenim, Öğretmenim
Bilimin tüten bacası
Öğretmenim, Öğretmenim
Gittiğim, köşe bucakta
Yüreğimde yaran böyle kanarken
Kırdığın gönlümü gör de öyle git
Aslı gibi yanıp, küle dönerken
Bir kurşunla yere serde öyle git
Yeter sözlerinle olduğum harap
Aşk,sevgi ölsede, gönül bahçemde
Her on dört Şubatta sana gelirim
İsmini silsem de, kendi lehçemde
Her on dört Şubatta sana gelirim
Aşkı bade diye, elden içsem de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!