Nalân Yıldız Şiirleri - Şair Nalân Yıldız

0

TAKİPÇİ

Nalân Yıldız

Ya kör değilsem, bütün mesele gözlükteyse,
Ve bu dünya göründüğü kadar 'el' değilse...
Kim temizler camlarımı benim elim kolum dolu, kanadım yok...
Ah, ama benim gözlüğüm de yok!

Devamını Oku
Nalân Yıldız

Ne yapacağız peki şimdi
Volkan hiç yaşamadı gibi mi yapacağız?
Hepimizin gördüğü ortak rüyanın
Zeki, keyifli ve sevgili
Şimdi de kayıp kahramanı
Öyle mi,

Devamını Oku
Nalân Yıldız

Sıcacık bakıyor, insanın içini eriten bakışlardan. Sesiyle, dokunuşuyla yanımda olmadığı zaman bile bana hatırlattığı sıcacık duygularla hayatıma girdiği ilk günden beri hep içimi ısıtıyor zaten. Beni beğeniyor. Saçlarımdaki, elbiselerimdeki değişiklikleri çok yakından takip ediyor. Dün sabah, işe gitmek üzere hazırlanırken daha önce üstümde görmediği bir ceketi farketti, “Ne güzel olmuşsun” dedi. Öyle içtendi ki sarılıp yeniden öptüm. Öpüşmelerimiz, sarılmalarımız sayısız ve zamansız. Yolda yürürken, arabada giderken, yemek yerken, televizyon seyrederken, banyo yaparken... Her yer ve her durumda kanımız kaynıyor, sarmaşıyoruz.
Üzülmeme, üzüldüğü için artık pek az şeyin beni üzmesine izin veriyorum. Çünkü biliyorum, benim mutsuz olduğumu anladığı anda o benden daha çok mutsuz Oluyor. Ağladığımı gördüğü o gün yüzünün halini gördüm. Aydınlık yüzü bulutlandı, burnunun ucu kızardı gözleri gözlerimin peşinden gelmeye hazır, acı icinde bana baktı. Yanaklarımdaki yaşları sildi, “ağlama ne olur” dediğinde, artık kolay kolay ağlamayacağımı farkettim. Sustum. Sarıldık. Enerjimizi birbirimizden alıyoruz. Birbirimizi sevgiyle, şefkâtle kucaklıyoruz.
İki yıldır tanışıyoruz. 5 Ekim’de ikinci yıldönümüzü kutladık. Zayıf, uzun boylu, sarışın. Böyle kız gibi güzel tipleri beğeneceğimi hiç sanmazdım ama ona bayılıyorum. Aramızda bir hayli yaş farkı var ama şimdilik bu bize sorun olmuyor. Benim daha tecrübeli olmam ikimizin de hayatını kolaylaştırıyor. Şimdilik beni hoş ve güzel buluyor. Daha kırk yaşıma, elli yaşıma yıllar var. Beni o zaman beğenmez, aramızdaki yaş farkı o zaman sorun olur belki, şimdilik çok iyi anlaşıyoruz. Birbirimizin, aklıyla, duyarlılıklarıyla, hatta görünüşüyle gurur duyuyoruz.
Birarada yaşayan insanların birbirine benzemesinden öte, bizim ten rengimiz, saç rengimiz, mimiklerimiz bile neredeyse aynı. Bazen gözlerinde kendi bakışlarımı yakalıyorum. Sabahları, benim sesimi taklit ederek, nağmeli bir “Güüünayyyyydııınnn” değişi var ki, ikimizde bu günaydınla güne kahkahalar atarak başlıyoruz. Akşam yemeklerimiz oldukça keyifli. Yemekten sonra, birlikte kitap okuyoruz. Müzik onun hayatının vazgeçilmezlerinden eğer ikimizde havamızdaysak birlikte dansediyoruz. O genellikle hep havasında olduğundan gün içinde mutlaka dansa zaman ayırıyor. İyi bir film varsa mısır eşliğinde kucak kucağa filmi izliyoruz. Meraklarının sonu olmadığından film izlerken bile mutlaka soracak birşeyler buluyor, konuşuyoruz.
İş yerindeyken onu özlüyorum. O da aynı anda sanırım beni düşünüyor. Akşam birbirimizi aylardır görmemişiz gibi öpüşüyoruz. Onunla kendimi değişmiş, olgunlaşmış sanki daha çok “kadın” olmuş gibi hissediyorum. Artık onsuz bir hayat düşünemiyorum. Onu kendimden bile çok seviyorum. Ve galiba kimseye karşı ona hissettiklerime benzer şeyler hissetmedim.
Asi yanları, itirazları hatta zaman zaman inatlaşmaları bile, öyle kendisine özgü ki başka birinde asla müsamaha gösteremeyeceğim pek çok şeyi onda mazur görüyorum. Gönlümü her defasında almasını biliyor.

Devamını Oku
Nalân Yıldız

Haşim'e...

'Denizlerden esen o ince havanın
Saçlarımla eğlenmesini'ben de istedim
'Özlem derdi ve hüzünle'
Yıllarca oturup seni bekledim

Devamını Oku
Nalân Yıldız

Bir serçe tıpırdıyor tanıdık
Üstelik doğuştan
Kanadı kırık
Ona seni anlatıyorum
Tek kanatla uçuyor
Karlı dağlar aşıyor

Devamını Oku
Nalân Yıldız

Tersakan derede yıkanır
Masalları olmayan çocuklar
Kuşları kekliktir;
Kak gubarak, kalk gubarak…
Tersakan derede
Kurbağaları yeşil gıdılarından

Devamını Oku
Nalân Yıldız

I-

Leyli korkuluklar
Çürüyene kadar mektepli
Ve cezalı
Tek ayak üstünde

Devamını Oku
Nalân Yıldız

Prag'da
Yabancı bir yelin
Uçuşturduğu
Sonbahar

Ne kadar tanıdık

Devamını Oku
Nalân Yıldız

Kalemin kanı bulaştı elime
Günlerim emanetçide şimdi.
Küfürlü ihtilâl nöbetlerinde,
Ateşim hiç düşmedi.
Ait olmak, dahil olmak
Bu hastalığın geçtiğinin belirtileri

Devamını Oku
Nalân Yıldız

Seninkiyle aynı değil
Benim yalnızlığım
'Artık bira içme'
Dediğin adamın
'Viski, tranç limon' istemesindeki
Öfkenin yalnızlığındayım.

Devamını Oku