Nakşibendî erleriyiz, kalbe vurduk mührümüz,
Suskunuz zâhirde ammâ, Hakk’a dâir cehrimiz.
Sırr-ı tevhîd ile doldu bu gönül ayînesi,
Sessiz akar şevk ile, deryâya doğru nehrimiz.
"Halvet der encümen" dedik, halk içinde Hak’layız,
Her nefes zikr-i hafî, oldu bizim fethimiz.
Silsile-i altın koldan himmet aldık cân ile,
Şâh-ı Nakşibend elinden, nûra erdi dehrimiz.
Dünyâya rağbet etmeyiz, biz fenâda bekāyız,
Aşk-ı Mevlâ’dır bugün, en mukaddes kârımız.
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 7.2.2026 22:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
1. Beyit: Biz Nakşibendi erleriyiz, kalbimize Allah’ın mührünü vurduk. Dışarıdan suskun görünürüz ama içimizden Hakk’a doğru feryadımız yükselir. 2. Beyit: Bu gönül aynası Tevhid’in sırrıyla doldu. İçimizdeki aşk nehri, sessizce ama büyük bir şevkle ana denize (Allah’a) doğru akar. 3. Beyit: İnsanların arasındayken bile Allah ile beraber olmayı seçtik. Her nefes alışta gizli zikir (kalp zikri), bizim gönül kapılarımızı açan fethimiz oldu. 4. Beyit: O mübarek Altın Silsile'den canla başla yardım aldık. Şah-ı Nakşibend Hazretleri'nin eliyle, yaşadığımız bu zaman nurla doldu. 5. Beyit: Dünyaya ilgi göstermeyiz, biz nefsimizi yok ederek baki olana ulaştık. Bugün bizim en kutsal kazancımız sadece Allah aşkıdır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!