Bir sonbahar gecesinde, sonraları kendimi bir türlü ait hissedemeyeceğim bu dünyaya açtım gözlerimi... Yıllar geçti. Yaşayacak kadar vaktim yoktu elbet çoğu şeyi gördüklerimi de yazmalıydım. Acıları, sancıları, aşkları, ayrılıkları, ihanetleri derken sustuklarım devinmeye başlamıştı yavaş yavaş.Suskun bir gevezeydik çoğumuz...Acıların ve ayrılıkların şiirlerini yazmaya başladıktan sonra dedim ki kendi kendime “Suskun Geveze” onca kötülüklerin arasında iyi kalmayı başarabilenlerin şiir kitabı
olmalıydı...
Suskun Geveze’nin herhangi bir ...
Harflerin suçu yok şiirlere ben bulaştırdım seni
Azmettiriciyim sana yazılmalarını ben istedim
Bir akşamüstü
cebimde kelimelerle yakalandım suç üstü
Ne saklayamaya fırsat buldum kalemimi
Ne de aklayabildim kendimi
Hadi git sevgili.
Gökyüzü yeterince karanlık.
Kimse farketmeyecektir beni terk ettiğini .
İkimizde biliyorduk aslında.
Sen sevdiğini sanıyor,
ben ise gerçekten beni sevebileceğine inanıyordum.
Üzülme sevgilim
Ortalama bir ömür yaşayacağız işte birbirimizden ayrı hepsi bu...
Şimdi sen düşlerinin elinden tut,
ve bir yol git kendine,
bana hiç bir zaman gelmeyen...
Yoksul soframa bağdaş kurma istedim sevgilim,
Kan revan sorgulardan geliyorum
Ve Epey ağladım sayılır
Hırçın rüzgarlar kadar acımasızdı hayat
Binlerce kez kırdı dallarımı
Bense binlerce kez sürdüm kırıldığım yerden ona inat
Şimdi ise
Gideceksin demek
Büyük bir sesle çıkıp aşkın namlusundan
Durduk yere
Tellere konan kuşları da korkutacaksın
Yüreğimin menzilini terk ediyorsun demek
Git
Uzun uzun konuşup başını ağrıtmak istemiyorum
Fazla zamanımda yok zaten
Ben seni kızıl şafağında sevdim sabahın
Gecenin zifiri karanlığında
Yağmurlu bir günde sevdim seni
Kapkara bulutların altında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!