Yaşın özelliği var mı,gönlünde daim güneşler doğuyorsa
Bedenin ihtiyar olsa da ruhun hep gençtir her an
Güzelliklerden vazgeçemezsin bu duygularla hiçbir
Zannetmiyorum ki bu yükü taşıya bilsin ihtiyarlayan
Ömrüm giden zamanlarda
İstese de istemese de yaşlandı
Yağmurlarında ıslanarak
Güneşinde yanıp kavruldu
Ayazların de üşüdü titreyerek
Kışları gördü beyaz cehreli dağlar da
İkibin dört yılın adı
Gece saat on ikiye kadar
Devrildi dakikalar on ikiden
İkibin beş yılının başlangıcına
Bir yaş daha çökerterek bizi.
Hayat denen olay
Bir imtihan sahasıdır
Şakaya gelen tarafı yok
Derbederliktir alışkanlığı
Dağınık kafalar
Yol ver bize hele bir yol ver
Bir uçtan bir uca kadar bir yol ver
Rızana kavuşmak için
Görevimizi yapmak için bi yol
Hedef adın hedef kitabın için
Senin yolundan sana gelirken
Korkular titretiyor beni durmadan
Bana hayır diyeceksin diye
Titreme duygularım da iliklerimde
Gözlerimde Yüreğim elimde sanki
Kaşıyorum ellerimle yüzümü
Nasıl yorgun kollarım bilemezsiniz
Sakal sert yüzlerim gergin
Parmaklarım hepsinden yılgın
Ömür törpülenerek yıpratıldı
Lokmaların tadı kaçtı
Herkes koşar adım peşinde
Nedir nasıldır nereden geldiği sorulmadan
Hengame curcuna ortalık kim kime
Kimler bilerek bilmeyerek neler yemiş
Zamanda daralan bunalan ruhlar
Felek bana küsmüş her şeyi ile
Zulüm benden yana dertler benden yana
Hayat san ki intikam aldırıyor yıllara
Yokluk benden yana,gariplik benden yana
Çileler ki üst üste san ki yığın yığın dağ
Düşerken bedenim,ruhumla topraga
Hayalini kurdugum dünyamda sen vardın
Toprak olurken vücudum, her zerresinde
İlik,ilik,can,can,zerre,zerre sen vardın
14.11.2006 Zile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!