Güneş rengini nerden alır bilinmez,
Gözlerinin tarifine kağıt kalem yetmez.
Bulutların yumuşak oldukları ne malum?
Seni ben gökte ararken yerde buldum.
Hüzün, keder, hepsi geçer.
Yak sigaranı bak keyfine,
Duman altı kalmış tüm hisler.
Hüzün, keder, hani nerdeler?
Hayata adama kendini,
Olmalı mı, olmamalı mı?
Ayrılık, en uzak değil mi, delice severken
Hem, severken kim düşünür ki
Seni severken bile aklım sevecek ise
Bu kalp niye var?
Seni sevdim
Şu an ne istediğimi kimse bilemez benden gayrı.
Ölmeyi bile dileyebilirim bu gece kadınım; ölmek, ölmek kaç yazar.
Ölmek soğuk olabilir mi sensizlik kadar, yokluğunda odam kadar, ellerim kadar soğuk olabilir mi sonsuz karanlık.
Peki ya ölüm, ölüm yoksunluğundan acı olabilir mi kadınım.
Yokluğun kadar yakabilir mi canımı ölmek.
Hayatta on binlerce kelime varken,
Aklından sadece bir kelimenin, bir isimin geçmesi.
Sonsuzlukta yankılanması,
Yankılandıkça büyümesi,
Duvarlarına çarptıkça sana geri dönmesi.
Siz hiç aşık oldunuz mu?
3 saat 15 dakika,
Sığar mı hayat, bir sınava?
Madem olamıyoruz rahat,
Al senin olsun bu hayat!
Lanet olsun sana ösym,
Bazen, tek bir kadeh viski ısıtır içini, gece kadar yalnız olduğunda.
Bağırmak istersin, çünkü içinde bir şeyler kopuyordur,
Ama susarsın.
Susarsın, çünkü, ne gece uyuyanları uyandırmaktır isteğin, ne de duyulması sesinin.
Sadece bakakalırsın boş bardağa,
Ne, ne göreceğini bilirsin, ne de ne beklediğini.
Pamuk musun kar mı
Peki ya bu kalp
Bu kalp sana dar mı?
Prenses misin yoksa aşk mı
Peki ya aşk
Bir şairim ben
Pek yeteneksiz
Pek beceriksiz,
Divane şairim...
Kafam da işler bazen kalemim gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!