Göz göze geldiğimiz o an anladım,
Kalbimde kayıp sandığım bütün yolların,
Sana çıkarmış meğer…
Bakışların değdiğinde gözlerime,
Çekip alamadım gözlerimi senden.
Ne tabip çâre bulur, ne devâ kâr eyler
Derdi dermân sandım, derde düşürdü felek
Yandı gönül o ateşte, sönmez oldu bir kere
Ne sardıysam tutmaz benim kanlı yâreme
Yanmışım aşkın ile, külüm bile sızlar
Bu sevda benimdir, el ne bilsin ki,
Yâr yaradır derdim, el ne bilsin ki.
Bülbül ağlar hâlim, gül ne bilsin ki,
Merhem yâr lebidir, tabip neylesin?
Gönlümde açıldı derdin yarası,
“Dürüst” dediler hep çevremde,
Sanki alnıma yazılmış bir kelime gibi;
İğneyle işlenmiş oya misali,
Adım duruluğa denk düşerdi.
Ne çıkar sağladım, ne uğruna kıvrıldım,
Sevda vurur her gece telime,
Parmak susar da saz dile gelir.
Gönlüm yanar, sözüm düşer dile,
Şairim ben, sazım söz dinlemez.
Kader çizer yolum satır satır,
Sevda ister gönül, söz yetmez dile,
Ateşsiz gönülde kor düşmez küle.
Vefasız dil ile varılmaz yâre,
Seven gönülde hiç yalan durur mu?
Yâr diye sarıldım bu taşlı yola,
Gittin kaldım tek başıma
Hasret doldu göz yaşıma
Ev bark bana zindan oldu
Ayrı düştüm, kan ağlarım
Gece adın yakar bağrım
Geceler çöker üstüme,
Adın düşer düşlerime.
Sensiz kalan şu ömrüme,
Yâr diye diye ağlarım.
Yüreğimde umut söndü,
Hicran çöktü yârsız yine
Derdim indi dizlerime
Adın düştü gözlerime
Bu gözümde yaş neylesin
Yollar sustu izler silik
Gün boyu aynı yolu adımlamaktan
Taşa karıştı izlerim;
Akşam olunca fark ettim ki
Gölgem bile yorulmuş ardımdan.
Eskiden toprakla konuşmayı bilirdim;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!