İhlastan ayrıldık düştük riyaya,
Dinimizi satıyoruz çağdaşlık uğruna,
Dünden habersiz tasa yok yarına,
Günü gün eder olduk Ya Resulallah.
Başımızda örtü aksesuara dönüştü,
Içim darlanır başım dumanlı,
Iki dağ arasında dardayım,
Sevdadan ırak gönlüm yaslı,
Efkar yelinde savrulmaktayım.
Gözlerimde hüzün kalbimde yar,
Ben ne solcu nede sağcıyım,
Şerefli türk evladıyım,
Milletime taş atan her ferd,
Babam olsa düşmandır gözümde,
Lakin bir fidan diken yokmu,
Düşmanda olsa başımın üstünde.
Karanlık yoktu bu gecede aydınlıktı,
Yıldızlar üstünde apayrı bir ışık vardı,
Sanki kapalı binlerce hazine açıldı,
Senin doğduğun bugünde Ya Resulallah.
Sevince gark olmuş insanlar söyleşir,
İnsan var habersiz özünden,
Kelâm etse ne fayda sözünden,
Yılların zehri akıyor gözünden,
Garip bir zamane bu devri alem.
Unutur ceddini inkarcı soyuna,
Bugün ağlayasım var,
Matemli bulutların arasında,
Çakan şimşekler eşliğinde,
Yalnızlığımı haykırırcasına,
Dökülürken göklerken,
Yetim bir ağacın kırık dalına,
Dilim sükut halinde,
Birtek söz bekleme,
Kalemim yorgun,
Yüreğim kederli,
Sayfalar sırılsıklam,
Gözlerim nemli,
Arş-ı âlâda melekler ağlaşır,
Yer gök benliğinden utanır,
Topraktaki taşın içi sızlanır,
Babanın evladı vurduğu günde.
Ölen masum katleden müslüman,
Kırılmış dalların gözyaşları,
Islatır şu kapkara toprağı,
Arş-a yükselir taşların feryadı,
Dağların tuzbuz olduğu yerde.
Göklerde uğultu yerde matem,
Yılların yorgunluğu,
Yansır çehreme
Sevdanın soğukluğu,
Yangındır sineme,
Kaderimin sunduğu,
Izdırabsa geceme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!