Deniz kokulu ezgilerle
Milyonlarca dudak arasından çıkan bir ıslık
gibi içten bir ses
ve hayatları susturmasını bilen
güzel bir kadın vücudusun sen
İstanbul
Bir gün olsun aklına getirmedi öleceğini.
Ne harama el uzattı
Ne dedikodu yaptı.
Çalıştı durmadan,
Yorulmadan,
Aşk ile çalıştı
Ömrümün kaldırımlarında sek sek oynarken tanıdım seni
Sen benim oyun arkadaşımdın.
Öyle güzel çizerdin ki kaldırıma oyunu
Bütün çizgilerin net ve pürüzsüzdü.
Ben ise her zaman çizginin dışında kalırdım.
Sen oynardın ben bakardım sana;
Seni anlatabilmek
Ah
Seni anlatabilmek
Ne zor iş.
Bilinmeyeni bulmak
Olmayanı var etmek belki de.
Sen, ölüm
Çölde suya kanmayan Arap gibi
Kana doymayan Azrail.
Can, hayat
Nefes aldıkça yaşayan insan gibi
Son nefesinde pişman olmadan yaşamak.
Bir hayattı benim için
Senin gözlerin
Yaşaması imkânsız,
Tel örgülerle örülmüş bir dolambaç gibi
Uçsuz, bucaksız...
Olmayacak işler değil bunlar,
Biliyoruz.
Fakat zor işler bunlar,
Biliyoruz.
Her kazanan gibi kaybetmeyi de
Biliyoruz.
Bir çocuk gülümsedi
Ve kalbimde bir çiçek açtı.
Ağladı,
Çiçek soldu.
Ama hep bir goncası vardı kalbimin
Gülecek çocuğu bekleyen.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!