30 Mart 1999’da Eskişehir’de dünyaya geldi. İlk ve ortaöğretimini Eskişehir’de tamamladı. 2017 yılından beri Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim görmekte. İlk olarak 2016 yılında Erkan Kantarcı'nın “Hasar Tespiti” adlı kitabında "Yılkı Atı" isimli şiiri yayınlandı. Türkiye genelinde düzenlenen Esinti Dergisi'nin 2016 Aralık Ayı Şiir Yarışması'nda "Sonbahar" isimli şiiriyle ikincilik ödülüne layık görüldü. Türkiye genelinde düzenlenen Yücel Saraçoğlu Şiir Yarışması'nda "Şiir Dışındayım Bağışla" isimli şiiriyle üçüncülük ödülüne layık görüldü. Türkiye genelinde düzenlenen Yunus Emre Şiir Yarışması’nda “Şiirbozan“ isimli şiiriyle üçüncülük ödülüne layık görüldü. Türkiye genelinde düzenlenen 2. Yücel Saraçoğlu Şiir Yarışması'nda "Sen Gülünce" isimli şiiriyle mansiyon ödülüne layık görüldü.
Eskişehir Sanat dergisinde, Kirpi Edebiyat ve Düşünce dergisinde, Derin Kafa dergisinde, Kalender dergisinde, Sinada dergisi, Songemi dergisi, Masiva dergi, Hayal Bilgisi dergisinde, Söylenti dergisinde, Çınaraltı dergisinde, Edebiyatist dergisinde, Sonhaber gazetesinde ve birçok dergide eserleri yayınlandı.
Ulusal alanda birçok şiir festivali ve söyleşisinde katılımcı olarak bulundu.
Derin Kafa, Porsuk Kültür, Kalender, Edebiyatist gibi dergilerde editörlük ve düzeltmenlikler yaptı.
Sinada Yayınevinde, Porsuk Kültür Yayınlarında ve İthaki Yayınlarında düzeltmenlik ve editörlük yaptı.
2018 yılında yayımlanan “Sinada Şiir Yıllığı”nda şiiri yayınlandı. Aynı yıl yayınlanan Hasan Başdemir’in “Şair İstasyonu” kitabında şiiri yayınlandı.
Nisan 2017 tarihinde Artshop Yayınları'ndan "Mandalina" isimli şiir kitabı yayımlandı.
Ocak 2018 tarihinde Sinada Yayınları’ndan “Mandalina” isimli kitabının 2. Baskısı yapıldı.
Ocak 2018 tarihinde Sinada Yayınları’ndan “Kuru Yaprak” isimli 2. şiir kitabı yayımlandı.
Kasım 2018 tarihinde Sinada Yayınlarından “Affınıza Mağruren” isimli ilk öykü kitabı yayımlandı.
Eserleri
Mandalina
Kuru Yaprak
Affınıza Mağruren
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!