Bir hal ki ne varsa yakıp yıktı,
Dön dediler, istesem de dönemem ki.
Suretim insan bir kere, derler ki maymunluk et,
Cümle alem bir olsa, beni, benlikten sökemem ki.
Göz görmüş ki, bir kızıl afeti,
Minnet sarayında sultan olmaktansa,
Himmet kapısında, eşik olmak yeğdir.
İstemek cennetinde saray bulmaktansa,
Vazgeçip saraydan, toprak olmak yeğdir.
Bir siyah geceye diz çökmüşüm,
Başım arşta, ayağım arz'dadır.
Açılıp kapanan bir sır ki kördüğüm,
Bir alev, bir nefes, bir anlık hazdadır.
Bir nefes ki nefsime ''yoksun'' diye üfürdü,
Nerde saklısın,
Bir saçın akında,
Bir ciğerin ahında,
Bir muhabbetin deminde,
Bir sevgilinin gözlerinde misin.
Bir yüzdeki çizgide,
Şeriatın şaşkını, yaptığını çok sanır,
Hakikatin şaşkını, yaptığını yok sanır.
Şeriatın şaşkını,derdini derman sanır,
Hakikatin şaşkını, dermanı hayal sanır.
Darı bekada insandan şehadet istenir,
Ne mal, ne makam, ne ibadet ü taat istenir,
Desen ki cennet nedir, cehennem nedir?
Bilmeye bir aklı selim, bir şehit, bir er istenir,
Âlem kilidinin anahtarı sendedir,
Kapı dışarıda değil, içerdedir,
Gönül dili kullan ki açılsın kapı,
Gönül gözüyle bak ki, cevap sendedir...!
Ruh ademe dışardan mı üflendi,
Nasıl anlatılır, zaman yok,
Nasıl anlatılır, mekan yok,
Nasıl anlatılır, yok bile yok,
Nasıl anlatılır, anlamak yok,
Nasıl anlatılır, anlatılacak yok,
Nasıl anlatılır, akla tapana, yok,
Yazdıklarıma bakıp, dindar mı sandın,
Sen işte hep böyle şekle kandın.
Şaşırma sermest olmuş görürsen beni,
Din bendedir, sen kendi ateşinde yandın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!