Şuramda,tam sol yanımda
Eskitemediğim bir sevdaya kanayan
Hüzün makamı bir şarkı gibi
Nafile bekleyişlerin gölgesinde
Açık bir yara hala
Zaman ayrılmamış kavuşmalarımız....
Korkuyorum Sevgili...
Gök gürültüsünden korkan çocuklar gibiyim
Zaten gelmedin
Ya bir de gidersen
Kim saracak kırılan dallarını ömrümün
Kim ısıtacak kederli kalbimi
İsimsiz bir yolcuyum gözlerine
Kervan geçmez ,rüzgar esmez
Esamem okunmaz meclisinde
Mavi bir renk olsaydık biz
Deniz sen olurdun ,gökyüzü ben
Sevdanın en çaresiz hali
Mucizeye tanıklık ettim gözlerinde
Umudun mutluluğa dönüşmesini izledim
Cümle dertten sıyrıldım
İzini yoluma kattım, yollarını bekledim
Zaman artık bizimdir Sevgili
Ellerimizin buluşacağı güne kuruldu saatler
Şahidim olsun geçmişe yasladığım kırgınlıklarım
Esmer hüzünlerin kirlettiği dünlerim,
Hazan vurmuş ağaçtaki son yaprak,
Nabzı çoktan durmuş hayallerim
Aşkı sana hiç anlatmamış kendin
Dayanılmaz yokluğun şahidim olsun ki
Yazmıyordu hiç bir kitapta
Bilmiyordum bu kadar acıtabildiğini
Böylesine paramparça bölebildiğini özlemin
Çırpınıyor damlalar gözlerimdeki bulutta
Büyüdükçe büyüyor hasretin
Sen bu Cihana kazık mı çaktın
Her gelen göçer ,kalırım sanma
Yıktığın gönül ahını alır
Yaptığım yanıma kâr kalır sana
Yağmur diner ,güneş açar an gelir
Şehir yalnızlığı nedir bilir misin
Ellerini tek bir dua için açıp yaradana
Hüsran ile kapatırken her defasında
Nihayete ermeyecek bir düşe sarılıp
Ağrıyan kalbini alıp avuçlarına
Zincir ve kelepçedeyken umutların
Sevdan beni del ‘eyledi
Yaktı yaktı kül eyledi
Doksan dokuz yaram vardı
Seninkisi yüz eyledi
Mevsim yazı kış eyledi
Yüklemsiz bir cümle gibiyim sensiz
Şekilsiz çarpık, aykırı
Anlamı yok hiçbir şeyin.
Elimde değil, gidemem senden
Nafile bekliyorum, bitmiyor gelmeyişin...




-
Şahin Günaydın
Tüm YorumlarKaleminiz kâvi olsun, aramıza hoş geldiniz.