yorgunluğun sırtına düştüğü bir geceydi sen geldiğinde,
gece karanlık,kalbinde beklenen ışık
aylardır beklenen ilk ışıktın karanlıklarda
ilk kara parçası,yol gösterici,yüreklerin pusulası
açık denizlerden kopup geldim,gecemin deniz feneriydin
nazımın mavi limanını gördüm sende ve ormanın kardeşliğini
Gecelerden daha karanlık gecede,
bir ışık çıkagelir koynuma...
Uykunun en güzel sahilinde,
saçlarımı okşar, tenime dokunur.
Elimden tutar,dünyasına katar...
Gençliğim tutsak olmuştur enginliğinde,
Düşlerin mahkum olduğu yaşamda,
gün sayarım hayat takviminden.
Düş koparırım rutubetli duvarlardan,
yol alırım geceleri güvercin sesleriyle,
tarih olurum karanlığımla...
Ve bitti…
Gitti…
Bitişlerin içinde gitmeyi başardı.
Giderken bittiğini bilmeden gitti,
Bulut oldu kuş oldu su oldu, bitti
Bitmedi hasret dinmedi gidişin
Bir ağaç gibiyim sanki,yıllara meydan okudum
Yıkılmadım…yılmadım…
Çok sevdim yaşamı,
sımsıkı tutundum toprağa,
meyveler verdim insanlara…
Yaşam ise herşeye inat,yoketti güzellikleri…
Bu gece;
Tanımadığım yüzlerin arasında ve
gölgesindeyim kalemimin,hemde;
bu gece,
üşüyorum birazda hüzün ve
rüzgar sertleşiyor tenimde,hemde;
Üstünden yıllar geçmiş doğumumun,
her doğuşlar bir son…
Mumsuz pasta bana küskün…
Yüzümde tebessüm doğumlarımı düşünürüm…
Her yıl toprak olmuş umutlar…
Her yıl daha da hızlıyım yolculuğumda,
Bir yorganım var beni kaplayan,ama ısıtmayan
Anne şevkati görüntüsün de, ama değil
Hep bir eksik var bilmediğim
Bildiğimde hep bir eksik..
Yastığım sır saklar olmuş benden,
Kedi gibi pusmama rağmen var bir eksik
Güneşle beraber söndüğüm akşam,
zaman; gölge gibi geçti yanımdan.
Akrep kısa boylu, kısır oğlan,
saniyeleri doğuramayan, vebali de yelkovan,
bitmeyen bir gün olsun, serüven misali...
Ellerim susamış yine,
parmaklarım birer yabancı…
Dokunmak yapaylaşmış,
karanlıkta körebe oynuyorlar ağlayarak,
şuurunu yitirmiş geziyor,
geçmişin anlarında…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!