O denli yüksek yapmayın binaları,
Daha yalnız hissettiriyor beni bana
Çalmayın klaksonlarınızı her renk ışığa,
Sessizliğimi bağırır gibi kulağıma
Hoşgeldin
Kapıları kapattığını sanıyordu,
Sürgüyü çekmeyi unutmuş olamazdı
En sağlamından olanıydı çitler
Pencere bile açmazdı halbuki
İçimde büyüyorsun,
Görmediğin kadar hiç;
Güzel…
Ne hep orda kal isterim,
Ne hep güzel kal…
Ey şehrim beni affet,
Defalarca aklıma geldiğinde seni terk etmek,
ardıma baktığımda hatıralarım canlanan
sokaklarına hürmeten,
terkedemediğim için;
Cânına kıymaya yakın bir adam,
Ne der ki son olarak?
Kesin biliriz.
“Seni sevdim...”
Ve gerçekten de sevmiştir;
Başka şehirlerin insanıydık biz,
başka yolarda yolcu...
Sen gülmeyi yeğlerdin, ufka derince dalmak keyfi yerine,
Aldanmamak şiarın olmuştu, istemsiz.
Kalabalıklarla yoldaş olandın sen.
Hiç bişeyim olmayaydı diyorum
Hayatta hiç bişeyim…
Öyle dersim tasam değil kastım
Hafakanlarım, düşkırıklarım da değil
Hiç bişeyim olmayaydı…
Alıştım artık,
Çaya, peynir-ekmeğe.
Alıştım artık 3 kuruş kazanayım diye
Her gün “iş” denilen işkenceye.
Alıştım artık hayal kurmaya
- Nefretime değer bir değerini görsem, bu denli kızmayacağım.
- İltifata değer bir huyun varsa, söverim kendime.
- Bir ruhun varsa hatta, aklımı kaybederim.”
Derdim, daha düne kadar.
İnsanlıktan nasip almayı unuttuğunu öğrendim bugün.
Belki
Belki bizim de üstümüzden geçer bir kuş,
Talihimiz yerine gelsin diye,
Hatta gerçekten de şanslıysak
Az ötedeki kara kedinin
önümüzden geçmesinden hemen sonra




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!