Hazan mevsimin de bir yaprak
Dal istemedi kucakladı toprak
Hava barut, toprak çorak
Hayallere daldım korkarak
Sivas 08.04.04
Bir tarlada bir lale olsam
Koparılıp yar elinde solsam
Eğer bende talihli bir kulsam
Duam kabul olur bir zaman
Sivas 2004
Söz verdimi sözünde duracaksın
Yolunu saptırmadan ileri atılacaksın
Çizdiğin yolda savaşacaksın
Hakkını tırnaklarınla kazıyacaksın
Hasmına acıyacaksın
Biraz sonra olacaklardan ötürü
Koparmışlar bizleri toprağımızdan
Bahseder şimdi dedeler o kutsi diyardan
Kökümüz kesildi, kaldık bir gövde
Kapıldık zulmün seline gideriz meçhule
SİVAS 04.03.02
Ruhum da esen fırtınalar
Poyrazdan gebe kalmış
Benim gidemediğim yere
Kök salmış, budak salmış
12.06.02
Bir vefasız yar yüzünden
Bir ömür geçti hüzünlen
Ayrılıkmış benim kaderim
Gün geçtikçe artar kederim
Sivas son/2002
Bu şiiri okuduğunda çoktan ölmüşsem eğer
O matemli günü anımsayıp da ağlama sakın
Her ne gelmişse başa alın yazsı kader
İsyan edipte günaha yetme sakın
Sen ağır ağır inerken satırlardan
İki menzil arası kısa bir yol
Bu yolda ister doğ, ister öl
Öldüğünde hatırlamazsın hayatı
Doğduğunda düşünmezsin mematı
Hani iki menzil arası dedik yâ
Menzil evre evre, bölük bölük
Kat kat parsellenmiş alınlar
Feri gitmiş gözlerimde sis var
Bedenim hissiz sanki duvar
Ruhsuz beden ancak bu böyle yaşar
Kış mı geldi saçlarımda kar
Üşüyorum be sar beni, sar
Dudayev gibi Hattab'ıda aldın
Sen bu diyara zulmet saldın
Göz kırpmadan yaşlı, çocuk içine daldın
Seni lanetlemeyene yazıklar olsun
Bir ah çektim, bin ah işittim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!