Yalanla yoğrulur yalanla
İmitasyon sevdalar
Yalanla yoğrulur
Musalla taşına kadar
Ajite hayatlar doğurur
Bir ardıç tohumunun
Çakmak taşı kayaları
Parçalaya,parçalaya
Büyümesi gibi
Önce gönlümüzde tahammül bitti
Bilmeden sevdanın sihrini bozduk
Sonra kalbimizden sevgiler gitti
Aşkın kaderini ayrılık yazdık
Seni bana anımsatan
Neler varsa bende kalan
Al kalmasın bir hatıran
Sevgin sahte sözün yalan
Uyan artık sende uyan
Hiç kimsede bir kabahat arama
Sevgi yürek ,saygı akıl işidir
Çevreninde çok katkısı var ama
Kalbimiz ev sahibi aşk misafir
Ömür suya attığımız taş gibi
Hayatımdan çıktın gittin , göz göre, göre
Bu ne kadar zor bir sınav, bu nasıl bir ders
İsyan etsem ,çözüm değil , şansa kadere
Kaf dağından, daha meçhul ,gittiğin adres
Kim derdi ki , son olacak , aldığın nefes
Kimseden bir şey istemem
Hayatı
Olduğu kadar yaşarım
Yalpalaya yalpalaya
Ağır aksak
ağzına hapsetme hoş sözlerini
sesini duyayım bir şeyler söyle
bırakma elimi aç gözlerini
kör uçurumlara düşerim anne
gitme karlı dağlar gibi ıssız kalırım
hey,hey, amman,amman hey
dağlar duman, duman hey
ölende yaşayanda
aynı ırgat ,aynı bey
canlar amman,amman hey
Sevgi neşe gibidir
Yaşayanı güldüren
Aşk ateş mavisidir
Yaklaşanı öldüren
Eylül hasret sarısı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!