Münevver Şenol Şiirleri

432

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Münevver Şenol

Gündüz rus pazarında
ithal porselenlere
bedavay mış gibi
kumaşlara daldınız
Akşamı fırsat bilen temeli
elinizle ruskızı

Devamını Oku
Münevver Şenol

Ben kasvetli yerleri hiç sevmem oralarda arama.
Bulamazsın sen beni
Ben neşeyi, sohbetin güzelini severim.
Soracaksan oralardan sor beni.
Şu kısacık hayatta
Fitne fesat ne kazandırır ki insana?

Devamını Oku
Münevver Şenol

Kaleminle, hergün, isminiyazdığın.
Kalbinin taa derinliklerine kazdığın.
Geceleri rüyanda, hıçkırarak uyandığın.
Al işte,onu sana getirdim,desem ne yaparsın?
Ammann!
Bayramdan sonra yakkınayı,buna mı,derler?

Devamını Oku
Münevver Şenol

Nurumsun iki gözüm
seni unutmaya,söz vermiştim
biliyorsun değil mi?
Dedim ama,hiçte kolay olmuyor
zaman desen geçmiyor
geceler kabus gibi

Devamını Oku
Münevver Şenol

Şu Anasını sattığım
Yalan Dünya ya
Bir ben ayak uyduramadım
Haklıya,haksıza HE deyip
Emme basma tulumba gibi
Başımı sallayamadım

Devamını Oku
Münevver Şenol

Herkese iyi pzarlar bu gün gene hastahane anılarımdan birini anlatmak istiyorum.Ama önce kısacık
anlatmak istediğim bir şey var,eşime
hastayım deme de ne dersen de,çünki
Hastahaneyi sevmiyormuş/kimseviyor,ki? Beni hep arkadaşlarım eşleriyle götürdüler.
Ben bel fıtığı ameliyatı oldum üç ay
sonra kendisi beyin kanaması geçirdi

Devamını Oku
Münevver Şenol

Bu dünyada neler oluyor insanoğlu yaşada gör.
Ne demiş eskiler, paran varsa dünya alem kulun.
Paran yoksa eğer, sürüm sürüm sürün.
Allah'tan başka kimseye güvenme kendinle öğün.
Ben dost bildiğim ama olmadıklarını şimdi anlayanlardan biriyim
Çok param zaten yoktu sağlığım da gitti,.

Devamını Oku
Münevver Şenol

Dedim ya, biz çok bağlı bir aileyiz, halam Nebiye'nin üç kızı ve dünya güzeli üç de kız torunu var. Büyük torunu Burcu'nun, benim küçük oğlum Burak ile bir gün arası var. Hep anlatırımya, annem Merzifon'a bana gelirken, halam da Burcu'yu alır o da gelirdi. Çünkü Burcu'nun annesi Asuman, Zeynep Kamil hastanesinde jinekolog doktordu. Burcu'ya da halam bakıyordu. Aman Allah'ım sevimli mi sevimli... Ama kızdımı hemen tırnaklarını çıkaran bir panterdi. Herkeste mutlaka Burcu'nun tınak izi vardır.

Şimdi sıra, dünya güzeli, başarılı bir tekstil mühendisi, Burcu'nun bir küçüğü olan Başak'ta. Sapsarı saçlar, derin derin bakan yaprak yeşili gözler. Anlatamam tıpkı tablo gibi. O da bende kalmayı ve Çiğli'deki hava lojmanlarını çok severdi. Gene bende kaldığı zaman, ben en tepede oturuyorum. Kantinde aşşağıda, nizamiyeye yakın. Güle oynaya bayır aşşağı indik. Ama çıkarken, ''ben yoruldum, arabasız gitmem, benim babamın arabası var. Ben yürümeye alışkın değilim'' dedi ve oturduğu yerden kalkmadı. Neyse ki eşim jiple geliyordu. O jipten indi, yerine Başak bindi ve paketleride ona verdik. Biz eşimle yürüyerek çıktık ki, Başak evin yanındaki parkta kaydıraktan kayıyor. Tabi poşette elinde, içindekileri merak ediyor musunuz? Yumurtalar omletlik olmuş, bir de üstelik ''alın be poşetinizi bununla zor kaydım'' demez mi? O da şimdi dünya güzeli, babası Bilgin Karaman gibi, başarılı bir hukukçu.

Geldik üç numaralı güle, o gül de halamın küçük kızı Ülkü'nün biricik kızı Aslı. Ben ona maviş derim. Gerçektende bu kadar güzel mavi göz az bulunur. Onu da Allah ona vermiş. Onlarda kaldığım birgün ben Aslı'nın odasındaki çekyatta yattım. Sabah onun sevgi çığlıklarına uyandım ki uyku tulumunun içinde, karyolasının muhafazalarına tutunmuş, yumuk gözlerinin içinde maviş maviş iki göz. Altta üstte iki tane sırıtan beyaz dişlerle, bana gülücükler atan Aslıcık. Benim büyük oğluma büyük abi, küçüğüne de küçük abi derdi. Aslı, gene birgün Çiğli'de lojmandayız. O zaman Aslı da dört-beş yaşlarında. Her yere küçük abisiyle gitmek istiyor, küçük abiside ilkokul sonlarda falan. O da Aslı'yı çok seviyor ama arkadaşlarıylada oynamak istiyor. Aslı bunu sezdi bıdıcık boyuyla, küçük abisi gitmesin diye, odadan sandalye sürükleyerek getiriyor, kapının önüne oturup yolu kesiyordu. Ama küçük abi balkon kapısından çoktan kaçıp gitmişti bile. Aslıcığın, o maviş gözlerinden sicim gibi dökülen yaşlarla ''küçük abi'' diye ağlayışını hiç unutamam. Evet Aslıda şimdi üniversite son sınıf talebesi, annesi Ülkü Aykuz gibi hukukçu değil ama başarılı bir iş adamı ve değerli bir insan olan babası Aydın Aykuz gibi, Aslı da müthiş bir iş kadını olabilir.

Devamını Oku