Bölüm 1: Eşeğin Gölgesinde Doğmak
(Yaklaşık 1000 sözcük – Tam Metin)
Köyde sabah, horozdan önce eşek uyanırdı. Ama o sabah, eşek yoktu. Mükremin, gözlerini ovuşturdu. Ahırın kapısı açıktı. Saman dağılmış, helke devrilmişti. Ama eşek yoktu.
Eşeğin yokluğu, köyde sadece bir hayvanın kaybı değil—bir gölgenin eksilmesiydi. Çünkü o eşek, sadece yük taşımazdı. – Çocukları sırtında gezdirirdi – Yaşlıların bastonuna eşlik ederdi – Ve en çok da çınarın dibinde durup, gölge olurdu
Mükremin, eşeğin gölgesine oturdu. Ama gölge yoktu. Güneş vardı, toz vardı, ama gölge yoktu. Ve o an anladı:
“Ben eşeği değil—kendimi kaybettim.”
🧒 Çocuklukta Eşekle İlk Temas
Mükremin’in çocukluğu, eşeğin gölgesinde geçmişti. İlk defa donunu orada ıslatmıştı. İlk defa korkudan zort sesiyle devrilmişti. Ama eşek hiç kızmamıştı. Sadece bakmıştı. Gözle onarmıştı.
O bakış, Mükremin’in içini kıvım kıvım etmişti.
“Ben o gün eşeğin gölgesinde büyüdüm” derdi yıllar sonra.
🐴 Eşeğin Gölgesi = Kıvımsal Alan
Köyde herkes bilir: – Gölgeye giren çocuk, susar – Eşeğin yanına oturan, düşünür – Kuyruğuna dokunan, ya güler ya ağlar
Çünkü eşeğin gölgesi, sadece serinlik değil—bir bilinç alanıdır. Orada zaman yavaşlar, dil susar, kalp konuşur.
🌳 Çınar Altında İlk Anlatı
Mükremin, eşeğin gölgesinde ilk hikâyesini anlatmıştı. Kuzular dinlemişti. Oğlaklar gülmüştü. Eşek ise sadece gözlerini kapatmıştı.
“Anlatı, dinleyenin gözünde yankılanır” demişti Mükremin o gün.
Ve o gün, eşeğin gölgesinde ilk kıvım doğmuştu.
İbrahim Şahin 2Kayıt Tarihi : 9.7.2025 19:23:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!