Mühürlü Eşik
Gelmiyorum;
Çünkü biliyorum ki ayak bastığım o an,
Senin tükenişin değil, benim sende miladım olacak.
Sen dillerine "gelme"den prangalar vursan da,
Ruhum, o hırçın rüzgârları aşan bir sükûnetle
Sızdı bile senin o ürkek kalbinin dehlizlerine.
Eğer tahammül sınırlarını zorlayan o sızı,
Aşkın en ham hali kadar güzelse;
Bırak beraber dağılsın göğüs kafesimizdeki o deli çarpıntı.
Senin uçurumun kıyısında bittiğini sandığın o yorgun eşikte,
Biz el ele, küllerimizden yepyeni bir şafak doğururuz.
Ben zaten ömrümü bir emanet gibi bırakmışım avuçlarına;
Ruhum sende nefes alırken, ne fark eder ki mesafelerin hükmü?
Sessizliğin içine ördüğün o "gelme" duvarı kime?
Yine de soruyorum sana; ha buradayım, ha gölgenin yanında...
Ne olur, tüm kilitlerini kır da bir kerede "gel" de bana.
05 02 2026
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 15:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!