Korkuyorsam
Bil ki sensizliğin
Kapıyı çalmak üzere olduğunu düşünüyorumdur
Üşüyorsam
Bil ki sessizliğin ayazında kalmışımdır
Küsmüşsem hayata
Boş ver şimdi şarkıyı, türküyü hatta şiiri.
Boş ver batsın güneş, olsun yine bir akşam…
Akşamın siyah resmini çiz tüm tuvallere.
Çünkü hissedip, görüp, duyup, anlayabilene,
İnceden bir şarkı, derinden bir türkü;
Hüzünden bir şiirdir akşam…
Bir uçurumun kenarında dolaşmaktır.
Sonu bilinmeyen bir yolculuktur.
Uykuları yitirmektir.
İmkânsız olana inanmaktır.
Hep onu düşlemektir.
Kâbustur.
Herkesler gelsin,
Sen gelme emi(!)
Hem belki gelirsen,
Karşılıklı oturur türküler söyleriz.
Bakarsın ben gözlerinin içine içine bakarım.
Bakar, bir şiir yazarım.
Bu gece bütün ağırlığını çekip alıyorum üzerimden.
Bir kuş kadar hafif,
Bir kafes kadar küçüksün gözümde.
Küçülmeyi sen seçtin.
Oysa ben hep seni büyütmüştüm,
İçimin uçsuz bucaksız kırlarında.
Ben seni doğdun diye sevmedim ki…
Doğmasan da ben seni seviyordum.
Varlığından haberim olmadan,
Seni diliyordum Yaradan’dan,
Ve sen o gece karşıma çıktın.
Ya da çıkardı Yaradan.
Bugün,burada bu ilanı herkesin duyması için veriyor,
Daha da ötesinde cümlenizden helallik diliyor,
Ve bütün gerçekler bu beyanımda olduğu gibi biline istiyorum.
Şöyle ki dostlar,dostum olmayanlar ve de olamayanlar:
Bugüne kadar bendeleriniz tarafından sebeb olunmuş,
Gerek haklı gerekse de haksız yere
Herkes kendine yakışanı yaptı.
Güzellik ne göz, ne yüz, ne de kaştaydı.
Güzellik; saygı, hoşgörü ve anlayıştaydı.
Ama hadsizler bilmeyip haddini aştı.
Sen yani devrik sevgilim, sen!
Şimdi sorularım var sana;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!