Meyhâne-i aşk içre döner çark-ı kevâkib
Her zerre “ene’l-Hak” diye feryâda mütemmildir
Bu bezm-i ezel bezmi, ne dârü’l-gurûr ister
Gönlünde heves taşıyanın alnı müsemmildir
Bir şem‘ yakılmış ki yakar aklı, yakar nefsi
Pervâne olan cân, o harâretle mükemmeldir
Yanmakla olur nûr, söner sûret-i kesret
Bu sırrı bilene kül dahi ayîne-i dildir
Ey nefs! Sana düşman olanı dost mu sandın?
Bu gaflet-i sersem sana zincir, bana ibrettir
Secdede alnın yere değmezken, rükû‘da kibir
Mihrâb önünde eğri duran kalbe ne hadddir?
Bayezid-i Bistâmî geçer “Sübhânî” deyü
Çünkü onda konuşan ben değilim, nûr-ı ezel’dir
Belh’in yıkığı, bir velînin ahıyladır ki
Mugannîler çalar nevâlar saray-ı fânî bedeldir
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 13:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!