kadife bir mahfazadan parlayan altın misali ışıldar
tanrılara sunulan kadehlerde
hayatın metamorfozunda
yaşayan töz gibi
esrik esintisi gelir baküs şehrinin
eski bir ören mahzeninden
yıllanmış anılar gizler
kırmızımsı ahenk içinde eskiyen,
eskidikçe değerlenen
küf tutan mantarların altı
toprağın demiyle tavlanır devek
bağbozumu zamanadek
karaca gözleri gibi balkır
güneşin hüzmesiyle
sunar ab-ı engür suyunu.
dionysos'un çizmesi gezinir
beton havuzları dolduran salkımların üzerinde
ayrışır şıra cipreden
damıtır kara salkım suyunu
tadı arıları coşturur ballı karaların
'kimler konaklamadı ki
bu dünya denen dönel handa
doldurda içelim saki
şu kısacık konuklukta
ne sana kalır bu dünya
ne de şu serhoş kuluna
bir meylik muhabbet eyle
canım şarabın aşkına.'
09/07/2007
Ali İhsan AktaşKayıt Tarihi : 4.10.2007 11:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!