bir şafak vakti
kentin loş ışıkları
yüzünün en çaresizliğinde süzülüyor.
koynunda yalnızlık
elinde kayıp ilanı ile
güneş battı.
bütün özlemlerimle şafağı bekledim
avucuma güneş resimleri çizdim
gün doğması adına dua ettim.
....................................................
ummadığım bir zelzele
Zamanın üstüne düşerken karanlık
Güneş avuntuları başlar içinde.
Düşünceler sarar bedenini
Ve sen hazan mevsiminde
Bir kavak ağacı misali
Sallanıp düşen yapraklarına ağlarsın.
Vuruyor her sabah yüzüme
Sensiz doğan güneş
Yalnızlık bir yerden başlıyor
Ve hiç bitmiyor.
Yokluğun sancıdır bedenimde
Ve varoluşum inanki
Şafağındayım çaresiz ayrılıkların sabahında.
Dilimde güneş türküleri söyleniyor umutsuzca.
Ve anladım güneş doğmayacak.
Gece karanlığında kaybettim yıldızımı
Ağladım avuçlarında gecenin.
biliyormusun sevdiğim
gitmek
ama sadece gitmek
bırakmak kendinden yarısını
senin yanında
ne kadar acı....
sen gidince
o akşam çöküverdi
yalnızlık üstüme
karanlığın kanatları altında
kendimce niyazda bulundum
belki dedim
Süresi geçmiş aşklar
Yeniden canlandı sevda sokaklarında
Sen elinde bir demet gül ile
Bahar oldun
Yeni çifte kumrulara
Uzatıp elimi dokunamadım sana
bir sevda başladı
elele
tenha sokakların
kırık dökük yollarında
bir sevda başladı
artık zamane yenik hayaller
yok içimde
var olan ne varsa hayat adına
biri bir adadım düşlerimin uğrunna
sevmek uyanınca bir sabah




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!