Dinle ey gönül…
Ney niçin inler, bilir misin?
Kamışlıktan koparılanın
Feryâdıdır her sesi, her “in”.
Ben de koparıldım ezelden bir yerden,
Unuttum aslımı dünya seyrinden.
Toprak sandım bastığım her adımı,
Meğer gurbetmiş yürüdüğüm yolun tamamı.
Bir devrân kuruldu kalbimin ortasında,
Sağ elim göğe, sol elim dünyâda.
Döndükçe eksildi “ben” dediğim yüküm,
Döndükçe hafifledi içimdeki hüküm.
Ey Rabbim…
Bir adım attım, bin adım Sen geldin,
Ben sustum, Sen içimde dillendin.
Aşkın bir şem’dir, pervâne gönül,
Yandıkça dirilir, söndükçe ölür.
Semâ bir oyun değil, sırdır aslında,
Kâinat dönerken ben de O’nun aşkında.
Her dönüş bir vedâdır nefsime,
Her dönüş bir kavuşma nefesine.
Ney dedi ki:
“Boşalt içini ki ses veresin,
Kendin dolu iken Hakk’ı ne bilirsin?”
Ey gönül, sus artık kelâmı bırak,
Söz bitti yerde başlar asıl aşk.
Bir gün son devrânım durduğunda,
Bedenim toprakla buluştuğunda,
Beni ağlatma…
Ben dönmüş olurum asıl yurduma.
Çünkü aşk;
Gitmek değil,
Aslına yürümektir aslında.
Kayıt Tarihi : 14.2.2026 20:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!