“Seni seviyorum” demenin tutkulu bir müziği vardır ve aşk nağmesi çok başka bir notadan çalar orada
ben o notaya basmak için tırnaklarını büyütüyorum kalbimin..
kasım ağzın da biriktiriyor kışı
sarı deviriyor iktidarını yeşilin
soğuyor bardağımda çayım yastığım da yüzüm
imgelere aşk taşıyan sözcükler de bir vazgeçiş
Bazen
uzun uzun susan bir akşam üstü
hani o geçmişte kalan
ama hiç eskimeyen zamanları
bir çocuk gibi kucağına alıp
sarılmak
sen hep içimdesin
hani dilimden düşmeyen o şarkı
hiç unutmamak için
satır altlarını çizdiğim
bir kitap gibi baş ucumda
Henüz geçtin içimden
bir mısra savruk bir şiirden nasıl geçerse öyle
içimde bir denizi dağıtırken gözlerin
bilemezsin
Sıradan gibi görünür akşamlar ama
unutmadığın her günü yeniden anımsatmakla
meşhurdur gün batımı
hele bir de şairsen
düşten bir şehir kurarsın kendine
içinde delilerin dünyaya kafa tuttuğu
akşam oluyor
hüzün lekeli yüzler düşüyor kaldırımlara
kırgın bir rüzgâr geçiyor penceremden
bir ev nedir diye soruyorum
neresindedir bir yanlızlığın
Sevdik
değiştirdik bütün anlamsızlıkları
bütün renksizliklerin renklerini
seviştik sonra
sonra öğretildiği gibi korktuk
sesim üşüyor dar yokuşlarında içimin
bedenim sığmıyor senden emanet bu yalnızlığa
sevdanın sesi bastırıyor sonra
bir de kuşların sesi
Herkeslerden kaçıp bir tenhaya sığınmak isteğidir efsane cuma
tek başınalığın verdiği o müthiş histir, yada sevdiğinle iki tarafı ağaçlarla kaplı uzun bir yolda ona sımsıkı sarılıp ya harbiden de kasım da aşk başkaymış diye aklından geçirmektir belki
belkide uzun zamandır görüşmediğin bir arkadaşınla sıcak çay eşliğinde sıcak bir sohbettir bir kafenin cam kenarında yağmurda hafiften yağıyordur hani




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!