Hevesimi kırdılar...
Hayata nefes almaya
Güne merhaba demeye
Akşama iyi geceler dilemeye
Sokaktaki çocuğu sevmeye
Dilincilere sadaka vermeye
İstanbul sırılsıklam
Yüreğim sana kurak
Önümde bir pencere
Dibinde bir masa sandalye
Masada Ahmet arifin
Otuz üç kurşun şiiri
Sözün manaya değdiği noktada
Nazarın kalpleri yaktığı demde,
Seni beklemenin arifesindeyim
İşte öyle;
Biraz zamansız azda olsa mekansızım
Bir bilinmezde, Seninleyim .
Kalırsan yanımda
Bende sana ait çok var.
Gidersen hiç bir şeyimsin.
Yani anlayacağın gidersen,
Evin kapısını kilitlerim.
Odanın ışıklarını söndürürüm.
Anlık işte ne yapayım...
17 Kasım 20019
Saat: 21:31
Küstah bir yağmur yağıyor
Sisler arasında boğulmuş
Eee..Nasıl gidiyor
Ne var ne yok diyorsun görüşmeyeli
Ne olsun be iki gözüm
Her şey bıraktığın gibi
Beni nasıl bıraktıysan öyleyim
Ne yüreğimde bıraktığın iz silindi
Nasipte varsa bakarız önümüze
Ömrümüzden vereceğiz geceye gündüze
Hasretleri devşireceğiz özgür düşlerle
Nasipte varsa bakarız yüreğimize
Oturduğumuz sofrada ekmeğimizi bölüşeceğiz
Bir köz ocakta çorbamızda kaynar
Oysa...!
Ne çok sevmiştim seni
Çocukluğun aklımda...
Yeşile çalan gözlerin
Gülünce esmerleşen tenin
Kumral saçların hayallerim
Oysa ki....
Ben bir radyonun frankasında
Seni dinlerdim
Sen konuşurdun,ben susardım
Kulak misafiri olurdum
Konuştuğun mikrofonun
Reis...
Vira bismillah
Al götür beni
Belirsiz limanlara
Aşkın olmadığı iskelelere
Dümensiz sahillere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!