Gafletle yol alırken, sınır çekildi önüne.
"Taş koydular ye!" diye, "Yürü!" dediler boyuna.
Kışın adını verdiler, can versen neyine.
"Gel!" dediler, geldin; niye? "Git!" dediler enine.
"Kır!" dediler dizini, hakikat bu, ezin ne!
Feryat ettirdiler; Derviş için anası ağlarmış, kime ne.
Sırtında azığı, heybede kefeni, elde hicran asası da demine.
Ömür bitti, vade doldu, kıl vaktinde ser zemine.
Şeytan tasalluta geçer, hıfz etsen gönlünden derine.
Tan ağarsın öyle derinden derine inine.
Gezsen de âlemi, kır dizi dibine.
Son nefesinle kör de bak. Azamettir görüne.
Dön bak: Ne sensin, ne O; hakikattir alâmeti âleme sürene.
Uyan, başsız ayaksız da koyarlar seni toprakta sürgüne.
Korkma, kalk! Ecel vaktine var. İki konuş kelam et.
Korkuyorsun, kolay mı olur melamet.
Kayıt Tarihi : 12.2.2026 11:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yolculuğun kendisi




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!