Hüznünün ve gülüşün arasında muallak hisler birikiyorum
Melül bakışlarım uzandıkça gökler ardına
Duruklarına haps oluyorum hasretinin...
Yokluğun sahrasında dona kalır iken gözlerim
Kirpiklerim ardına çekildi bulutlar
Tutuştukça saçlarımın hasretin yangınlarından
Ar'afa yakalanıyor c'anım
Ey kalbim mühr sahibi..!
Eylül papatyalarından firak taçları taktıkça saçlarına
Serpildi y'aramıza şebiyelda soğukluğu…
Sığdıramadım yek lahza hüznünü ruhuma
Çürüyorum bakışlarında unuttuğum bakışlarımdan…
Kaybolur iken çiçekler yaprak intiharlarında
Cümle şehir mateme büründü sensiz
Durup durup hıçkırıklarıma prangalar vursam da
Fersahlarca süzdüm yanaklarımdan katre-i sevdamı
Ey gönlüm reyyân kapısı..!
Yangınlar içerisindeyim sensiz
Kıvılcımlarımda kırmızısı güller açıyorum sana…
Gönlüm is kokusunda sana dağılıp mühürleniyorum
Mevsim kirpiklerin hüznünde muştu...
Karargâhıdır göğsüm müstahak hasretinin
İstifade ettikçe zeval bekleyişleri ruhumdan
Hasretin asırlar deşti c’anıma
Ey gönlüm taş yanını ağlatan..!
Gülistanlığımda kasım rüzgârları
Sensiz güzergâhım talan ve yerle yeksan
Kirpiklerine hibe ettiğim gözlerim kan çanağı
Hissetmek adına hüznünü yamaladıkça bakışlarıma
Diri diri gömüldü toprağa …
20250411
1103
Kayıt Tarihi : 11.4.2025 11:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!