Mektuplar
elbette niyetlerimi ezip geçecek bir gün amellerim,
tanrı bile müsade edecek koşulsuz...
kaçarcasına bir yangından yalın ayak,
çölde bir damla su bulma ümidiyle geleceğim sana
kapıları aç...
oysa susmak , tüm kelimeleri saf dışı bırakıpta ,emretmek gibi gözlerime,
secde etsiz diye gözlerine,
zaman denilen şey çok farklı bir yok bir var,
bir yanın hep güz bir yanın bahar...
bırak rüzgar dağıtsın saçlarını
savur saç...
hamurun farklı yoğurulmuş senin , tadın emsalsiz.
sanki bilmece gibi saklamış tanrı cenneti tenine,
gözlerine yaş dolsa kalbi kanayacak bir adam tanıdın
ben memnun oldum.
yarım mı kalınır hayatta yalnız mı bilmiyorum
sadece uzak kal
nerde hissedersen siyahı , ben dahil
durma kaç...
nereye gittiğini ne kadar kaldığını bilmediğim bu yolda,
bir paketten yirmi sigara değil artık payım.
dök herşeyini , paylaşalım.
en azından düşmem.
düşsem ölmem.
ölsem üzülmem...
kul bu , nasibini yaşarmış fazlasını bilmem.
hem karışılmaz tanrının işine yazgıya bozgu olur mu?
bozuldu diye saatin senin , zaman hiç durur mu ?
biraz ödün verseydi şu piç gururum ağlamak isterdim...
şimdi ben affedilmiş bir günahkarım cennete konulmuş gibiyim gözlerinde.
umurumda mı sanılır?
suçsa suç...
gayrı her gece saçlarından bir tutam kızıllık çalıp
sarhoş edecek ruhumu ilelebet ziyadesiyle.
kokunu getirir gibi esecek deli yeller başımda
bir derin nefes alacağım ciğerlerimi patlatırcasına.
şarap kadar kırmızı , su kadar şeffaf , gecenin asilliği gibi siyah,
ay gibi beyaz.
dokunmayla yetinmeyip,hissettirdiğin tüm renkler
hep böyle temsil edilecekler.
gayrı ben bir hamalım kıyamete kadar mutlu olan attığı her adımda
onlar yük diyecekler ,
ben ise taç...
Milena'ya mektuplar.
Burakhan Özkaya 2Kayıt Tarihi : 3.9.2019 11:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!