Aydınlığı sever mi indeki yarasalar
Doğru yol der götürür adamı yara salar
Bu beylerin haline şaşırıp kalacağım;
Karıştırmaktan başka bir işe yarasalar
Açtığınız yaralar içten içe kanıyor
Yaktığınız yürekler daha hala yanıyor
Bak hele, şu aptala, yaptığı yıkımları,
Beş altı yıl geçmeyle unutuldu sanıyor
2009
Mektubuma bilmem nerden başlasam
Kafamda sözcükler sekiyor oğlum
Bizden, sana kucak dolusu selam;
Bu sabah postayla çıkıyor oğlum
Verdiğin numara meşgul çalıyor
Dost gözükenlerin peşinden gidip
Kadim dostlarını küstürmeyesin
Ufak tefek şeyi bahane edip;
Selamı, sabahı kestirmeyesin
Birkaç süslü sözün rengine kanıp
Gözümü yollardan alamıyorum
Aklına düşerde gelirsin diye
Başka bir adreste kalamıyorum
Yanılır, şaşarda gelirsin diye
Düşmanlara inat, doğruyu seçip
Ali Osman KESKİN Ağabeyimin Aziz Hatırasına
Umulmadık bir zamanda
Birden geçip gidiyorsun
Geldin konakladın handa
Şimdi çekip gidiyorsun
Dostlarını muhabbetle selamlar
İki koldan sarılırsın Gök Oluk
Dilinden dökülür tatlı kelamlar
Gönüllere kurulursun Gök Oluk
Çevreni bürümüş yemyeşil bir şal
Gönül sevdaya tutuldu, sevdasız hiç durulmuyor.
O’nun aşkı sardı beni, lâkin kendi sarılmıyor.
2009
Yorgun bedenimde bin bıçak saplı
Çektiğim acıyı bir görebilsen
Göğüs kafesimin içinde saklı;
Azgın yaraları bir sarabilsen
Gururu, kibiri yerlere serdim
Bozuldu bir kere ağzımın tadı;
Kaymağı neyleyim, balı neyleyim.
Bütün sevdiklerim kara bağladı;
Yeşili neyleyim, alı neyleyim.
Asil yiğidime nazar mı oldu?




-
Abdulkadir Yardım
Tüm YorumlarMehmet Hocam a selam ve saygılarımı sunuyorum. başarılarının devamını dilerim..