Nabza şerbet vererek
Ne var ne yok çalarken
Kulakların çınlasın
Herkes dümdüz çakarken
Zevki sefa içinde
Hak yolda koşarım yoktur yavaşım
Bin bir musibetten kurtulmaz başım
Haksızlara karşı benim savaşım
Yolumdan dönersem namert olayım
Tınlamazım azdan kaynıyor aşım
Mektubu tahtından eyledi mesaj
Pazarın tadını yok etti pasaj
Gevşetti herkesi sıpalı masaj
Ne Avrupalı olduk nede Asyalı
Donlunun yerini aldı tangalı
Omuzunda çanta, ağzında sakız
Saçı uzun, arkadan sanarsın kız
Ağzıda hiç durmaz, konuşur mız mız
Şimdi soruyorum, bu ne çocuğu
Çeneye bir nokta, sakal bırakmış
Ağzından kötü söz, çıktıktan sonra
Kem göz ile ele, baktıktan sonra
Baruta kıvılcım, çaktıktan sonra
Beş vakit namazı, kılsan ne olur
Günahın dibine, battıktan sonra
Fakir ana babalar, yaş dökerler dedeler
Derme çatma bir evde, figan eder neneler
Tabut başta oynuyor, yetim kalmış bebeler
Anlatsın biri bana bunun neresi normal?
Et tırnaktan ayrılmış, iliklerde sancılar
Neşen yerinde, huzurun varise
Bir yorgan bir yatak, çok gelir sana
Ne neşe ne huzur, başın dar ise
Altın saray köşkün, yok gelir sana
Neşen yerinde, huzurun varise
Sırtın pekse karnın toksa
Malın mülkün paran çoksa
Neye yarar huzur yoksa ?
Musluğundan altın aksa
Kral tacı sana taksa
Yürürken sallanıyi
Her yeri ırganıyi
Beni benden alıyi
O gevurun kızına
Ana oğlun yanıyi
Yandı tüttü ölüyi
Boş verme takip et, kendi işini
Eğdirme el önde, sakın başını
El yanda akıtma, sakın yaşını
Her yerde adamlık, servettir oğul
El önde kızartma, sakın yüzünü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!