Aylar oldu yıllar oldu ben yüzünü görmedim,yıldızlara sordum seni yıldızlar kan ağladı,
akşam oldu ay gecede çiğdem çiçek şenlenir
Bıçak sapladım sineme,eskidi yaralarım,
sabah olsun gelme eğer kendimi yaralarım
Romana devam etmek için bilgisayar başında oturduğunda açtığı müziğin sözlerine yetişmeye çalışmıştı,tabi becerememişti ve o güzelim şarkı böyle yarım yamalak bişey olarak düşmüştü bilgisayar ekranına.
Şarkıya yetişememesinin bir sebebide kullandığı klavyenin f klavye olmasıydı.Ters geliyordu bu Orhana ve bütün uğraşlarına rağmen hızlı yazamıyordu,Bunları yazarken ve düşünürken tabiki aklına yine mavi geliyordu.Oda bu klavyeyle kolay yazamıyordu,bir seferinde msn de onunla yazışırken Mavinin aşırı yavaş cevap yazıyor olmasına Orhan sen kekememisin diye takılmıştı,Mavide hayır f klavye var ondan yavaş yazıyorum demişti.Şimdi bunu daha iyi anlamıştı,o gün Maviyle dalga geçmişti ama şuan kendisi ondanda yavaş yazıyordu,hatta okadar yavaş yazıyorduki ne yazacağını unutuyordu.
Orhan artık sapıktan kurtulmuştu,birkaç gün kendisini sinir eden şahıs hernasıl olmuşsa Orhanla uğraşmaktan vazgeçmişti,bu biraz olsun moralini düzeltmişti.Asıl moralini düzelten ise haftalar sonra Mavinin sesini duymuş olmaktı.Sırf bu yüzden aslında sapığına minnet borçluydu.Böyle bir olay olmasa belkide Mavi açıklama yapmak zorunda hissedip Orhanı aramıyacaktı.Orhan telefonda Maviyle doğru dürüst konuşamamıştı,çünki onun arayacağını sanmadığından,ve haftalar süren sessizliğine alıştığından bu ani görüşmede cümleleri seçmekte zorlanmıştı,söylemek istedikleri yine hep sonradan aklına gelenler olmuştuda Mavi telefonu kapatalı üç gün olmuştu.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta