Mâvi ırmak… Kenarından yeşeren çimlere ben;
Bir huzur arzulayıp da senden,
Yeşeren dalları görmek ümidiyle çöktüm.
Geziyor burda ölüm…
Gözlerinden ışıyan bir kuru mâsum yaprak;
Döküyor yağmuru pür ağlayarak,
Döküyor gökyüzüne…
Acı dolmuş duru çığlıkları saklar gecede.
Şimdi dalgandaki kırgın ve kırık yansımanın
Aksi etrâfa hep ürkünç ve yakın…
Gömülen sislere şimşeklerin altındaki cân
Ağlıyor bahtına feryat figân!..
Irmağın yansımasından geliyor fırtınalar,
Dalgalardan taşıyor çimlere hırçın oklar.
Kararırken, ışıyan mâvi dere
Göçtü kuşlar bu cehennemden ışık ülkesine.
Göremez fırtınayı, belki duyar;
Döküyor yaprağının sapsarı dallarını çınar…
Şimdi ırmaktaki hâlim, ne de kırgın görünür?
Güneşi sönmüş ömür…
Yansımandan kırılan güçlü çiçek;
Ölgün, ağlar sana geçmiş zamanı göstererek!..
Şimdi yağmur düzensiz;
Damlıyor her yere ruhum gibi solgun, evsiz…
Yansıyor pür geceden ağlayarak
Simsiyah dalgaların kalbime mâvî ırmak…
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 00:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!