Kötü bir haberim var anne,
Bugünde güneş yüzüme gülmeyecekmiş..
Öyle dedi,
Papatyanın son kalan yaprağı..
Bir kadın daha firar etti göğüs kafesimden
Kör sokakların
Üvey kaldırımlarına,
Gökyüzü mavi değil artık,
Okyanuslar mavi değil,
Ne gündüzler gündüz
Ne de geceler gece,
Güneşin sıcaklığı da ısıtmıyor içimi
Üşüyorum,
Gel ve kapat açık bıraktığın derin yarayı,
Özlüyorum..
Birkaç gram peygamber sabrına ihtiyacım var,
Yada bir iki şişe şarap,
Belki bir avuç kadar cigaralık,
Gırtlağıma kadar hüzünlüyüm,
Bir ayağım çukurda gibi,
Sen kadar yalnızlığa batmışım,
Farkına varmadan bir dudağı incitmişim öperken
Afedersin
Gitme ihtimalini hiç düşünmedim,
Şimdi yokluğunda seni düşünmek
İşkencenin en güzel halidir
Okşadığın ruhuma..
Şimdi Marmara da ki martılarda aç kalır
Yokluğunda
Ki ben gemiye de binemem artık,
Yoksa deniz tutar beni,
Biliyorum olsaydın
Sen tutardın ellerimi,
Rüzgara da gerek kalmazdı saçlarımı dağıtmak için,
Çünkü sen omzumda nefes alırdın,
Bir melek doğardı,
Sen omzumda ağlardın
Bir melek istifa ederdi kendinden,
Günahım da sevabım da,
Cehennemim de cennetim de sendin,
Bu aralar
Bir kaşık suda ölebilirim..
Unutmadan;
Haberin var mı bilmiyorum
Kız kulesi de annesiz kaldı
Gittiğin günden beri,
Ben de elimden geldiğince babalık yapıyorum
Yalnız bıraktığın bana..
Her sabah adınla uyandırıp,
Gülüşlerinle doyuruyor,
Hayalinle yaşatıp,
Yokluğunla öldürüyorum kendimi,
Haberin olsun..
Kayıt Tarihi : 26.11.2011 14:32:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hüzünlü Gırtlak

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!