Ben düşüncede özgürüm ama hataya elverişliyim. Ben sözde özgürüm ama bir o kadar dilim mücrimdir.
Mesela, göğsümde üzüm tarlaları var; zihnimde Kelamullah, sağ elimde Mektubat-ı Rabbani.
Taçlanmış alnımda annemin nurlu dudakları var.
Babam pak dualarla gökyüzüne kuşlar uçurmuştur; o kuşlardan biri de benim.
Rüyalarımda karanlık bir noktaya doğru gidiyorum; yaklaştıkça berraklaşan bir nokta… Ölümsüz, parıltılı emel kuşları var onda.
Ben hüznü bilemem şakayık çiçeklerinin yanında.
Ben aşkı bilemem mantık ülkesinde.
Unutmak düpedüz yalandır maşuğu avamın yanında.
Âşık unutur kendini maşuğun yanında.
Şerefli insan aczini unutur mu hiç kevn-i kâinatta?..
Her oluş bir hakikat, her hakikat bir öğüttür insana.
Kabzasında yuva yapar tevekkül daima.
O yolları keşfeden, bu yollarda beyhude dolaşır.
Yaratılışta bitki bir kuldur; ağaçlar, turnalar, ırmaklar, şelaleler ve değirmenler kuldur.
Özünü arayan Mecnun bir kuldur. Aşkınla mest olmuş güneş bir kuldur.
“Şayet cennet ve cehennemi yaratmasaydım ben yine de ibadet edilmeye layık bir ilah değil miydim?” hitabını işiten her şey kuldur.
Âleme güzel ve tesirli gelen o ihtişamlı hilkat “Muhammed” (a.s.) bir kuldur.
Herkesten daha öte bir kul.
Hasır yatağın sevgilisi… Âlemin sevgilisi…
Kâinat galeyana gelir onun varlığıyla; çünkü Ahmed’dir o. Tek tasası âlem, Ümmet-i Muhammed…
Şimdi söyle ey benliğim: Tüm bunlara karşı gaflet, girift teneffüs sayılmaz mı?
Nasıl ki tabaklanmadan bir deri temiz sayılmıyorsa, kendini öylece tezkiye edecek bir debbağa teslim et ey benliğim!
Debdebe, ışıltı ve ziya senin hayretinin önüne geçmemeli!
Bitirir batıdan esen rüzgâr tüm kâfir emelleri.
Kaplan sürüsü gibidir o emeller; baş kaldırır, yine de sürmek istersen sefa boş çöllerde… sür ama Leylayıda unutma!..
Âhunigâh
29/11/2025
Kayıt Tarihi : 30.11.2025 01:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!