İnsanlık, asırlarca ayetlere bakar da durur,
Nihayet; ya Kitaba uyar, ya da kitabına uydurur!
Kızım! Böyle işte bu konak,
Her yolcunun asıl evidir kara toprak.
Nebiler bile bir süre durdu ve gitti,
Şahlar, padişahlar, krallar geldi, geçti.
Kızım! Bizler de burada misafiriz,
Şüphesiz! Allah'tan geldik, yalnız Allah'a döneceğiz.
Varsa yoksa cemaat, varsa yoksa hükumet.
Memleket meselesi bu arkadaş, memleket!
Câminin içi cemaati;
Dışı ise dolu dilenci.
Cemaatte zenginler, fakirler;
İnsanlar namaz çıkışında, güvercinler ise merdivenlerde dilenirler!
Öğrenmeyi meslek edinmiş, adamlardan sadece bir adamsın,
Oldum dediğin an, bil ki; daha hamsın!
Nefesin tükeniyor, ince ince üşüyorsun
Mal mülk aklına gelmiyor, işi gücü unuttun.
Her an daha da yavaşlıyor nabzın
Vakit yaklaştı hani nerde namazın!
Bacakların çoktan titremeye başladı
Suyun bile artık başkadır tadı.
Yalandan nasır tutmuşken dili,
Gözleri pisliğe çakılmışken,
Nasıl da secdeye gider elleri!
Dede!
Savaşmıştın ya; bizim için cephede,
İşte İstiklâlimiz, senin şehadetinde!
Karnın aç, üstün ince, düşmansa alçak.
Belki, bir mermin bile yoktu sıkacak!
Ne yetimler bıraktın arkada, hüngür hüngür ağlayan;
Kafam karışık, başladı yine düşünceler yağmuru,
Ya Rab, hekim vesile; kaldır zihnimdeki bu kamburu!
Ellerini aç sen göğe doğru,
Amin diyen, çıkar elbet!
Alem yanlış olsun, sen doğru;
Kıymet bilen, çıkar elbet!
Sen sıcak tut daima elini;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!