Zaman gibi kadim, kaderin derin,
Felâketten çıktın, dimdikti ser’in;
Birkaç yiğit insan, kaldı eserin,
Gelip sığındılar, bağrına senin!
Eteklerin ova, göğsün bir tepe,
Her ses kulağında sanki bir küpe;
Yer dertli ve gamlı, gök sere serpe,
Rüzgârlar eserdi, uğruna senin!
Toprağında tarih, taşında sır var,
Bir dağ esintisi, başını okşar;
Gecenin koynunda yanan yıldızlar,
Sönmeyen nur oldu, çağrına senin!
Doruklarda biten, bir efsânesin,
Yaşanan acıyı, çekti nefesin;
Bir seda gibiydi, yükselen sesin,
Yürek dayanmazdı, ağrına senin!
Zamanla aşındı, yüksek yamaçlar,
Bir sevda sunardı, gökte amaçlar;
İlmek ilmek oldu, şimdi demeçler,
Hayrân olunurdu, eğrine senin!
Her sabah doğarken güneş ufuktan,
Dumanlı tepeler nur olur yoktan;
Ölümlere meydan okundu çoktan,
Ruhumuz fedadır, sağrına senin!
...andelip...
Andelip MehmetKayıt Tarihi : 29.1.2026 10:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Andeliplehece.blogspot.com




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!