Bir şehir düşmüş sırtına zamanın,
Kamburu çatlamış, kanıyor sükût.
Köprü altlarında filozof sıçanlar
Kant’ın sentetik A priori’sini
Çalıntı şarap şişeleriyle tartışıyor.
Bir dilenci, Tanrı’nın böbrek taşını
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta