Zaman yine tüm acımasızlığı ile sahnede... Benzim hüzün sarısı.. Gözlerimde bir ceylan ürkekliği... Kırık dökük alfabemin kayıp olan üç harfine eşitlemiştim adını... Oysa nicedir yürüdüğüm yollar yokluğuna çıkarmış, bilemedim...
Sahi! Gittiğin yolların dönüşü var mı Lal-i Sevda?
Seni götüren vagonun arkasından öylece bakarken yüreğim tökezledi 'umuda' giden yollarda... Şimdi kör bir balıkçıyım oltasına takılmış umudu çıkarmaya çalışan... Ellerim kan revan...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta