Ne zaman ne öfke
Ne de yeryüzünün efendileri
Kırılmış kaburgasıyla bir kedi
Sokulmadı ayak tabanından
Bir hayaletin iğnesiyle
Geçtim yılgının ötesine
Türküler söyledim ateş yakıp
Buğday mevsiminde geceleri
Tünemedi yaprağıma bir gülüş
Bir nefeslik dinlence
Açılsa şimdi rüyalarımın kapağı
Hor görsem Ademoğlunu
Bıçkın bir masala demirleyip
Kendim çizsem o mavi koyumu
Bin bir çeşit hevesle
Su yürür taçlanır imgenin şafağı
Kusur kusur büyür insan
Kayıt Tarihi : 10.1.2026 15:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!