İstanbulu geziyorum gözlerim faltaşı
İzmarit harmanları İstiklal caddesinde
Ara sokaklarda tepeleme çöpler,
Her adımda bir hendek
yoksul semtlerin ışıksız eşiklerinde
kedi köpek ölüleri
apartman önleri
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ELEŞTİREREK HATALARIN DÜZELMESİ GEREK
DUYARLI YÜREKLERİ KUTLAMAK GEREKİYOR,
TAŞIN TOPRAĞIN RENKLENMİŞ,
BİNAYA, BİNA EKLENMİŞ,
YEŞİL ALAN KİLİTLENMİŞ ,
HAVAN BOZULMUŞ İSTANBUL.
MAVİ DENİZ OLMUŞ KARA,
GİRİŞİN ,ÇIKIŞIN PARA,
TARİHTEN GÜZELLİK ARA,
HAVAN BOZULMUŞ İSTANBUL.
ORMANLARI TOPRAK ALMIŞ,
TOPRAKLARI BETON SARMIŞ,
BİRAZCIK SAKSIDA KALMIŞ,
HAVAN BOZULMUŞ İSTANBUL.
ISPARTALI ZEKİ ÇELİK SELAMLAR İLETİYORUM
ÜSTADIM SİZİ GRUPLARIMA DAVET EDİYORUM.
duyarlı kaleme tam puan
Keşke sizde İstanbul u gezerken Orhan Veli gibi gözlerinizi kapatsaydınız hocam en azından görmezdiniz kirlilikleri hatta kulaklarınızı da tıkasaydınız ve görmedim,duymadım,bilmiyorum deseydiniz.
Yalnız İstanbul da değil Türkiye de yaşamanın en kolay yolu bu da.?
Hassas yüreğinize sağlık .Sevgilerimle
Ne İstanbul, İstanbul gibi..... ne de herşey, heryer eskisi gibi. Değişim, büyüme gibi söylenceler sanki üzerimize bir beden büyük geldi.
Kutluyorum kaleminizi, saygılarımla.
Kimi sessizce aleme kabul ettirir fendini
Kimiyse patırtı gürültü içinde
rezil eyler kendi kendini,
İstanbulu geziyorum gözlerim faltaşı
Övün, şişin, ye, iç, yat
Rengarenk boyalarla boyala yüzün
Çünkü gözlerimi karartıyor görünümün
Sevgili avrupanın kültür başkenti...
Çok harika dizeler,güzel bir çalışma,yüreğine sağlık dostum,eserlerini okumak büyük zevkselam ve saygılar sunuyorum...
Tebrik eder güzel paylaşımın için teşekürlerimi iletir sevgi ve saygılar sunarım.
Tılsımı bozulmuş bir şehir 'Istanbul'hiç bir zaman olamayacağı gibi Avrupanın kültür kenti,hayalleriminde başkenti değil artık 'Istanbul'
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun...
Eleştirinize katılmamak mümkün değil... Kalem ve yürek var olsun...Saygılar..
Mehmet Bey,
Bu şiirinizi saygıya kutlamaktan öte,Bu konuda ne düşündüğümü bir şiirimle söylemek istedim.
Ancak yorum kutusunu işgal etmemek için,bu
kısmı özelinize mesajla ileteceğim.
Selam,sevgi ve saygılar
Ünal Beşkese
Kocaman bir pencerenin perdesini usulca aralamışsınız ve birden kelimeler dolmuş ortaya karışık..Bu yanı ve diğer yanı muhasebesiyle..Aynı muhasebeyi ben de bugün bu şiirinizden habersiz Ankara'da yaptım ve bir semtten diğer bir semte geçişte gördüğüm farklılıklara inanamadım..İki adım ötem başka, üç adım ötem bambaşkaydı....
Okumak güzeldi gerçekleri görsem ve hüzünlensem bile...
Bu şiir ile ilgili 29 tane yorum bulunmakta