o rahvan atları anlaşılır kılan sabahlarda
göğsü kasvet sayrılarıyla çarpışıp
delişmen çocuklarını azdırırken dünya
şehrin çarşılarından esen telaş
hıçkırıklarla akşamı karşılayan bir aldanış gibi
babamın incinmiş sesine çökerdi.
yatağına ilk kez akan bir nehrin hırçınlığıyla
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine




kutluyorum günün şiiri ve şairini
namık cem
Her baba, her oğula bir veda'dır. Kaçışı yok; olacaktır.
Sonra, klarnet sesinden yapılmış karlı 'doğu treni'nin tarihi başlar. O da, çekiçlediği sesten Varol'an bir babanın vedasına kadar...
Zaman: Uçarı bir mürekkep izi; silindikçe koyulaşan...
Harika imgelerle bezenmiş bir şiir,güzel bir konu.
Okutturdu..
Hikayesi dokunaklı...biraz daha şiirsellik katılabilseydi ve kısa olsaydı...!
Lakin, son cümle ders gibi olmuş herkese.!!!
Yüreğine sağlık Kemal kardeşim...saygılarımla.
Sayın Ali Gündüz (gündüz yayınevi sahibi),
her şiirin altına, sözümona, şiir yorumu yapıyormuş gibi, kendi matbaanızın reklamını yaparken, hiç bir utanma duygusu, veya yazılan şiirlere saygısızlık yaptığınızın hissini hiç duymaz mısınız ?
Uyursezer
Uyan olur olmaz uykularım
Bir bekleyişin pençesinde can çekişen tatsızlıkla kucaklaş
Eşikte upuzun bir matem kuyruğu
Dökülen gülmelerinle son bir kez vedalaş
Hangi dev yangının içindesin bilemem
Hangi uçurum kıyısında
Bir devamlılığa yummuş gözünü
Gözünü almış ağır bir savaş
Çöktüğün yer güllere mekan
Aydınlığını seyre dalmış serseri kıt’a
Ne varsa içimde sensiz yaşayan
Çürümeye yüz tutmuş yavaş yavaş
Burak Tarık
abı bunuda oku.. oku oku... iyi gelir.. uyannca sözlerine...
BU KURT BU ACI AŞK
Bu kurt bu yaranın değil
Her kim vurulmuştur
Sebepsiz değildir elbet çığlıklar
Kahpe kurşun denir ya hani
Abestir zaten bir mühimmatta namus aramak
Bize bir yanlızlık bıraktın ey zaman !
Ağıtında dilsiz yağmurlar
Kimse işitmeden
Ve kurutarak düşlerin bir kısmını
Başka mevsimlere de ayırarak
Silinmeliyiz hatırlardan
Bu acı bu sevdanın değil
Uyuyakalmışız bir bank üzerinde
Altında belki bir ekonomi sayfasının
Aynı dokuda alkolsüz bir sarhoşluk
Bekçisiz
Rüzgarsız
Ceketsiz
Sert uykusuzluklarda görülen rüya
Bu aşk bu şehrin değil
Kimbilir hangi sahaf kopardı
Nice gözyaşı ile deforme
Sonu başından belli
Tozlanmış ucuz bir öykünün
Mutlu mesut son yapraklarını...
9 Ocak 2006 ANKARA
e. kurul tu abi sen bunu bır daha oku...
yorum yazma gerek yok.ama sadece oku ...
belki tarz kelimesini sık kullanmazsın..en azından bir tarzın olana kadar.. saygılar...sokakşairi...
VAROL Kemal...
eline sağlık...
Peygamber efendimiz ruhunu teslim ettiginde, Hz. Omer Disari firlar, kilicini ceker ve 'Kim peygamber öldü derse, boynunu vururum' .. Arkasindan hemen Hz. Ebu bekir cikar ve der ki ' Ey insanlar, eger Peygambere tapiyorsaniz, bilin ki MUHAMMED ÖLDÛ!!!!
eger bu sözü bilmeseydim, BUNA SIIR DIYENIN BOYNUNU VURURUM diyecektim...siir otesi.
güzel bir çalışma, emekle işlenmiş dizeler... kutlarım,
Bu şiir ile ilgili 38 tane yorum bulunmakta