İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Köroğlu, halk şairlerimiz içerisinde kavganın, özgürlüğün sembolüdür. Doğum, ölüm tarihleri bilinmeyen, bir eski efsane kahramanı olan Köroğlu'nun adını alan bir şairimizdir. Bu şairin, III. Murat zamanında (1574-1595) Osmanlı ordusuyla İran savaşlarına katıldığı (1578-1584) bilinmektedir. Bolu Beyi'nden babasının intikamını almak üzere dağlara çıkan, yiğitlik ve iyilikseverliği destanlaşan isyancı Köroğlu ile şair Köroğlu halk zihninde kaynaşmış durumdadır. Aslında çok daha eski bir efsanedir ...




Âşık Köroğlu — Destan değil, direniş türkülerinin çağrısıdır
Sen dağda büyüdün,
sözünle yoksulun başını okşadın,
sosyal düzenin naylon zulmünü türkülerle deldin.
O söz ne sıkıyönetimin kalkandı ne sarayın avazı...
Halkın dilinden akan bir özgürlük imgesiydi.
Sazını koçaklamaya değil;
bahşedilen vatanına, kardeşine, özgürlüğüne
susarsız bağlanan insanlara çaldın.
Her dörtlükte “yalnız yaşadım” değil;
bir halkın bin yıllık sabrını coşkuya çevirdin.
Hak değil, yalnız insanlık için yaz sınıra:
Köroğlu sen
şekilcilikle değil, sahicilikle şiir yazandır.
“Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm” diyenlere değil,
direnişi umutla türküleştirenlere ses olan ozansın.
Sana selam olsun Köroğlu;
Dağın yankısıyla gelen, sazıyla halkı çağıran,
Bir milletin kalbine dokunan özgürlük türküsüne...
Haydar Güner