Korkuyordum, sana olan sevda dolu sözlerimi okumaktan
Ölürcesine küçük ve tarih dolu ellerini tutmaktan
Kızar diye Yaratıcı , saçlarına tel tel dokunmaktan
korkuyordum ; Sana başka gözlerin gözleriyle bakmaktan
Kokunu toprağa yeşertir diye , korkuyordum yağmurların yağmasından
Götürür diye kapımdan seni, sellerin basmasından
Mahşerde senin için ektiğim çiçeklerin azaba uğramasından
korkuyordum; Ektiğim çiçeklerin cehennem ateşiyle sulanmasından
Korkuyordum, kayarsa kıtalar ayrılır birbirinden
Seni bir Planck uzunluğunda uzaklaştırırsa benden
Saatler döner, takvimler akarsa sen gelmeden
korkuyordum; Sensiz beyaz bir gece ve karanlık bir gündüz geçirmekten
Belki gelirsin, uğrarsın diye korkuyordum şehirlerimin kapılarını kapatmaya
Dışardan gelen rüzgârla başlardı şehirlerim sararıp solmaya, kan akmaya
Düşmanın elinde rengârenk işlediğim hayallerin yağmalanmaya
korkuyordum; Seni siyah çarşaflı, rengarenkli kadınlara sormaya
Korkuyordum, gökyüzünden bir ip salınır da çıkarsam göklere
Seni görmeyince yıldızlar düşer, gök parçalanır, serilir yerlere
İpekten kalbimi ördüm, gel gözlerinle mühürle
korkuyordum; Seni anlattığım cümlelerim dönüşür diye şiirlere
Ellerimi açarken Yaradan’a korkuyordum, “Hayırlısını nasip et” diye
Hayırlısı sen olmadığını gördüğüm an, kapanırdı ellerim ve çekilirdi geriye
Bir çocuk vardı içimde, seni görünce başlardı gülmeye
korkuyorum; Çünkü bu günlerde yüz tutmuş ölmeye.
Kayıt Tarihi : 3.7.2025 16:55:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!