Köreltilen Bakışlar, Üflenen Hindibalar

Kara Soylular Diktatörü
12

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Köreltilen Bakışlar, Üflenen Hindibalar

Ben taşa vurup köreltirken bakışlarımı ;
Bil ki laikliği yanlış anlamışızdır..
Okulumuzun yangın tatbikatında
Bir mevsimin bize bir kılık uydurduğu ;
Tatbikatla gerçek arası ;
Rüzgârın şapkanı uçurduğu, saçlarını fönlediği.
O sana bakmadığım gün yüzünden her şey !
Yeni doğan bir bebeğin kıçına vurulup ağladığı gün !
Dünyayı tersten yumuk yumuk bakışlarına,
Usul usul ciğerlerine doldururken

Tam bir kalabalıktan çıkmışken ;
Ağır ağır devinmeyi unutan
Bakamadığım üşüyen gözlerimle ;
Şu okul çıkışından ve yangından
Arta kalan muhitte,
Üflediğim hindibalar çoğalmıştır
Ve her üfleyişimde
Kara mı kara
Bir hindiba daha tohum atmıştır.

Ben taşa vurup köreltirken bakışlarımı ;
Bir tesadüfün beşiğini tıngır mıngır sallar iken
Cebimde altınla kaplattığım göbek kordonum vardır
O bakmalardaki tuhaflık vardır.
Kırmızı elmadaki bir limon serzenişi.
Okunmadan atılmış bir imza sersemliği.
Bir alışveriş kazığından artakalan bir tuhaflık !

Sana bir kez olsun bakmamışsam eğer
Hınca hınç kendime akmışımdır.
Ulusalcılığı doğru anlamışımdır.
Herkes önüne bakıyordur
Her köyümüz medenîdir.
Sosyolojide bir ferahlık !
Ecza depolarından ertesi gün gelecek ilaçlar gibi
Damarlara doğru sızan
Bir ferahlık !

Bakmamışımdır ! o kadar
İkâmetin ve ihanetin adresini
Ense kökümde bulduğumdan.

Vallahi görmüşümdür seni
Taşa vurup köreltirken bakışlarımı
Seni buğulu camdan dışarı bakarken görmüşümdür.
Kıyıya vuran ölü dalgınlığını görmüşümdür.
Uzayıp bir ışık topuna dönen ;
Bir otobüs camının buğusunda
Bir harfle görmüşümdür.

Taşla kan davasına tutuşmuşken gözlerim
Bir ultrason sırası bekliyorumdur.
Bir hindiba daha çoğalıyordur.
Kuyruk durmadan uzuyordur.
7 yaş altı, 65 yaş üstü
Hastalar geldikçe geliyordur.

Hohlayıp sildikçe çıkmıyordur buğu lekesi.
Birden aklıma geliyordur :
El-birliğiyle peşimi bırakmayan şu tuhaflık.
Akdenize bırakmaya kıyamayıp
Karadenize fırlattığım gözlerimden bir tuhaflık.

Taşa vurup köreltirken bakışlarımı
Yalnızca bir cankafesimde
Bir kuş besleyebildiğimdendir.
Bir muammadır henüz kış ortasındayken
Üşenmeyip bahar çiçeklerini zırvalamam..

---

Eğer bakmamışsam tam orada
O anda.
Bacaklarımı
Örümcek ağıyla düğümlenmiş sarmaşıklar sarmıştır.
Geçmişimi bir çocuk gibi arsızca,
Kurcalayıp bozan bir yağmur vardır..
Belki 9 ayrı anadan ; 9 doğan ben vardır.
"Ben var gitmek istanbula" ecnebiliği vardır.
"Tırnak içlerinde" tanımlarım çoğalırken
Bir kaya arayışında usul usul denizlerle

Kuyruk durmadan uzamış,
Bakmamazlık çoğalmış,
Hindibalar üfleyerek eve dönmüşümdür ;
Yani ben taşa vurup bakışlarımı köreltirken;
Kışın ortasında bir yaz yanılgısıyla ;
Denizlerin doruklara olan yanılgısıyla ;
Montaj kurgu dolu bakışlarımı köreltirken
Köprülerin iki yakayı bütünlediği bir hızla,
Hesaba katmadan geceyi ve gündüzü
Ardı sıra dizdiğim korların kuyruğu
Uzamış da uzamıştır

Çölleri kurcalamak isteyen şu yağmur...
Şu yarım kalan susayış..
Bir çıt ! bir tıngırtı ! ..
Hiç yoktan bir hindiba daha
Öperek üfledigim
Kara mı kara.
Kayalara vurup körelirken
Sözler.

Şunu da söylemek gerek
Kurşunlar kör bir şarjör giyer.
Sakın gökyüzüne geç kalma !

Kara Soylular Diktatörü
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 07:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!