Serin bir güz akşamında duymuştum,
Sol yanıma düşen ince sızıyı.
Dökülürken ağaçlardan yapraklar,
Açıyordu içimde binbir türlü taze çiçek.
Ve sen, hoyrat bir ceylan gibi koşuyordun,
Kalbimin ıssız coğrafyasında,
Bir yandan bir yana korkulu, ürkek..
Gönlüm ardından savrulurken,
Bilinmezlerin cazibesiyle,
Bildiğim bir şey vardı,
Ömrümü ömrüne kördüğüm etmiş,
Gidiyordum ardından gittiğin yere..
Şimdi bir ilkbahar akşamında,
Yine sana yazıyorum.
Yine seni yazıyorum..
Ben hep sana yazdım aslında.
Tuhaf bir yalnızlık,tuhaf bir sızı,
İçimde birikiyor damla damla.
Hüzün hasat ediyorum bir vakit,
Sevda tohumları ektiğim gözlerinden.
Oysaki hasat mevsimi gelmemişti henüz.
Baharla birlikte yeşermeliydi,
Taze tomurcuklar gibi açmalıydı oysa,
Kalbinde filizlenen umutlar..
Ağır gelir bazen yaşamak.
Ya da yaşayamadıkları insanın,
Kalbine çöreklenir ansızın garip bir sızı.
Sen açmak istedikçe,
Daha da çözülmez bir hâl alır,
Gönlündeki kördüğüm..
Kayıt Tarihi : 23.12.2016 02:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!