Kaldı, işte orada yıkılmış düşler.
Zaman, hem mekanı yok etti, hem seni alıp görüşü
Basit, beyhude imiş şen şakrak gülüşler.
Zaman, her şeyi alıp götürdü çoktan.
Anlamadım,
Anlayamadım senden bir hal.
Sanki hayalen uydurulmuş hayalsin,
Yalın bir hayal.
Zaman, her yanı silip süpürdü çoktan.
Her şeyi anladı yüreğim.
Her hesaba hazırdım çoktan.
Omurgasız yar, bilirim yalanlarını.
Lakin; iftira da neyin nesiydi.
Her halin cehenneme namzet.
Kana doğranan ekmek neyin nesiydi.
Bilmem kaçıncı yaşının kaçıncı günü.
Kör düğümdüm, evinde açtın düğümü.
Saydım ki fezadayım buldum yönümü.
Parlayan bir yıldıza konuk olmuştum.
Sade bir kanepede cenneti sunmuştun.
Şimdi anlıyorum seni.
Unuttum teninin sıcaklığını.
Soyutlaştin ey yar bende.
Lakin unutulmaz şehvetli sevişmeler.
Unutulmaz özel dokunuşların.
Unutulmaz şehvetinin çıığı.
Hamza Mamaş
Kayıt Tarihi : 17.3.2026 02:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!