Üç mevsim oldu sarhoşum
Çirkin sarkılar çalıp söylüyorum
Sokak kedilerine
Bi tanesi hiç dinlemiyor beni
Benim annemi dinlemediğim gibi
Onunda başı benim gibi hep çöplükte
Hafif Sarı bana benziyor
Bende ona
Kimine göre nankör kimine göre kutsal
Takilmiyorum artık böyle şeylere
Dokuz yüz yıl oldu
Kırılıp alınmayı bırakalı
En son ve en çok sende incildim ben
Sadece çok yaşamak yoruyor artık beni
Bu zaman tünelinde
Yüklü anılar
Büyük alanlar
Kalabalık topluluklar
Sinsi planlar
Topuklu fahişeler
Kavgalarda yırtılan ceketim
Yitirilen dostlar
Yarı yol hikayeleri
Sevistigim kadınlarda var elbet
Öptüğümde dudaklarından
Sırıl sıklam ıslanan kadınlar
Değerli nazik
Kim bilir hangi masalın iyi yada kötü kahramanları oldular şimdi
Kimileri çok güzel anne belkide
İstikrarlı bir berduşum ben
Bıyıkları yemek taslarının içinde dolaşan
Seviyorum
Rakıyı
Koyun peyniri
Ve
Karpuzu
Kıskanıyorum onların insana verdiği lezzeti
Aralarındaki ten uyumunu
Öyle güzel bir yanı var ki
Anlatıcam dur kesme üstadım lafımı
Kafanı koydun mu şehrin tam ortasında bı banka
Gecenin bi vakti
Onuda bilmiyorum
Kim bilir
Hangi gecenin
Hangi vakti
Çevirdin mi başını Gök kubbeye
Göz göze geldin mi
Işık saçarak sana göz kırpıştıran
O mucizevi cisimlerle
Bi de şansın yaver gitti
Kaydırabildin bitanesini
Değme keyfine
Döne döne başın
Fırıl fırıldak dünya gibi
Daldınmı derin rüyalara
Ne uykudur o üstadım
Hiç bitmesini istemediğin
Bilirmisin
Nerden bileceksin
Sen hiç sokak cocuklarıyla uyudum mu
Sabah sıcacık çöpçü ellerini duyana dek
Kayıt Tarihi : 23.6.2025 03:06:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!