Bir hadise var gibiydi koridorda
Ellerine giysi süsü verilmiş çıplak rahibeler
Koşuşuyordu..
Konuşuyordu;
Dilini bilmediğim bütün keşişler
Hep-bir ağızdan adım uçuşuyordu
Sanki tüneklerinde
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




sen,
bay çınar!
sen 'tanrının ağzı'
eli ayağı...
sen ben'i bilmez...
ey,kutsal düş...
müthiş vertigolarla burun burun getirip ben'im'i konuşuyorsun her 'an' ben'im'le...
akıl heyelanlarıyla imle yeksan kaplumbağa kabuğumun içersi!
sen, ağzını açtığında ses'in
kanım iliklerimden göğe damlıyor
cayır cayır...
şiir,diyorumdüş gördüğüm her an'a
ki her an 'an meselesi
ve şiir'in içerisine ballandırılmış
her 'tanrının günü'nü varlığına adıyorum!
tanrısal varlığın'a,
insan varlığın'a.. apostrof ayrıntılarla kesiyorum soluğumu,
tutmadım hiç yüzüme,
yaşıyorumdur herhalde,
her halde ve koşulda...
heyelan meyelan(!) yaşıyorumdur...
ve her 'an' yeni'den kurguluyorumdur dünyayı,
avcumda bir hacıyatmaz -zamansızlık
ki ne menem bir aylak'tır bu 'zaman dışı'...
insan değer verdiği şeyleri duyumsar sadece, oysa bir an'ında, bir karesinde herşey bütünselliğiyle vardır 'tabiat'ın. bu yüzden aslında insan kendisini görür, kendisini duyumsar.. ne güzel! öznelliğinde tanrı güzelliğini duyumsayana..
neydi diye sorma sendin de!senin bütün biyolojik kaynakların buna yardımcı oluyordu kanatlarını araladığın kemik ve etle süslenmiş burnundan ötede bir yerde ki kokuyu alacak kadar üstattın.ve şimdi ruhunu saran efsunlu kokuyu sunuyorsun. teşekkürler
çok güzel bir şiir bu
tebriklerimle...
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta