Gecenin koynundan aldım kimsesiz ruhumu
Sonra bir salkım gözyaşı bastım yarama
Yaktım tüm denizleri, kor olmaya niyetlendim
Şimdi Soluğunun yokluğunda ateşler damlıyor yüreğime
Pervanen oluyorum bir semazen gibi dönüyorum etrafında
Ve çığlık çığlığa bağıran sessizliğin de Kayboluyorum
Yokluğuna değil, giderken beni götürmene kızıyorum!
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Unutuluşa kurulu saatlerin tiktaklarına düşünce ruhumuzun gölgesi an hicranlı bir nehir gibi üzerimize devrilir. Hercai gülümsemeler ekeriz yine de yaşamın kıraç ovalarına, gönlümüzdeki isyanlar ve aldanışlar şiirlerle birlikte demlenir...
Tebriklerim yürekten
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta